Drag down türkçesi Drag down nedir

  • Alçaltmak.
  • Aşağı çekmek (fiyat vb).
  • Seviyesini düşürmek.
  • Perişan etmek.
  • Yıkmak.

Drag down ingilizcede ne demek, Drag down nerede nasıl kullanılır?

Drag : Atlı araba. Ağırdan almak. Zahmetli şey. Suyun dibini taramak. Bitmek bilmemek. Aptal. Sürüklenim. Bir nesne ile ağdalı bir akışkan, bağıl devinim içinde bulunduğunda nesnenin devinime karşı gösterdiği direnim. Koku (av). Çekmek.

Down : İndirmek. Alaşağı etmek. Yere yıkmak. Beri. Çabucak içmek. Çökmek. Boyunca. Aşağı. Aşağısına doğru.

Drag along : Sürümek. Sürüklemek.

Drag an anchor : Demir taramak.

Drag anchor : Tarama demiri.

Drag and drop : Sürükleyip bırakma. Sürüklemeyi ve bırakmayı. Sürükle bırak. Sürükleyip bırakma sürükle ve bırak. (bilgisayar) bilgisayar ekranındaki bir öğeyi (simge metin vs) taşımak amacıyla fareyi öğenin üzerinde tıklayarak taşınmak istenen yere götürülünceye kadar basılı tutup hedef noktada bırakma. Sürükle-bırak. Sürükleyip bırakmak. Sürükleme ve bırakma. Sürükleyip bırak. Sürükleme ve bırakmayı.

İngilizce Drag down Türkçe anlamı, Drag down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drag down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheapening : Değeri düşmek. Değerini kaybetmek. Ederlerde indirim yapma. Ucuzlatmak. Değerini düşürmek. Değer kaybetmek. İtibarını düşürmek. Ucuzlatma.

 

Belittle : Beğenmemek. Aşağılamak. Küçümsemek. Küçültmek. Kötümsemek. Küçük görmek.

Bumble : Gaf yapmak. Homurdanmak. Tökezlemek. Kekeleyerek konuşmak. Bozmak. Kekelemek. Kendini beğenmiş memur. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek. Yanısıra çekilmek.

Bollix : Saçmalık. Yok etmek. Bozmak. Saçma. Berbat etmek. Batırmak. İçine etmek. Altüst etmek. Eline yüzüne bulaştırmak.

Bumbled : Kekelemek. Kendini beğenmiş memur. Bozmak. Ağır ağır ilerlemek. Ayağı takılmak. Yanısıra çekilmek. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Arı vızıltısı.

Bobble : Eline yüzüne bulaştırmak. Berbat etmek. Bozmak. Kafayı sallayarak hareket ettirmek. İçine etmek. Gaf.

Blow down : Devirmek. Yere yatırmak. Patlatarak göçertme. İstim boşaltmak.

Botch up : Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak. İçine etmek. Berbat etmek.

Desolating : Kederlendirmek. Boş bırakmak. Kuş uçmaz kervan geçmez. Terketmek. Tenha. Harap etmek. Issız. Kimsesiz bırakmak. Üzmek.

Desolated : Terketmek. Kimsesiz bırakmak. Harabeye çevrilmiş. Terk edilmiş. Üzmek.

Drag down synonyms : bastardise, batter down, cheapened, bumbles, dash, bring down, bollocks, defeat, break down, desolate, confound, confounding, bemean, abase, debases, bobbles, confounds, bollixing, bring to ruin, ballocks, bust up, desolates, dashes, belittles, cut up, break, cheapen, debasing, bastardizing, abases, debase, cheapens, blast.