Draw the boundary türkçesi Draw the boundary nedir
- Sınır koymak.
Draw the boundary ingilizcede ne demek, Draw the boundary nerede nasıl kullanılır?
Draw : Çekiliş. Karalamak. Devam etmek. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Cazibe. Berabere biten oyun. Berabere kalmak. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. İlgi çekici şey. Kura.
The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Boundary : Limit. Sınır. Hudut. Kenar. Sinir. Çeper. Son. Ara hattı. Had.
Draw the attention : Dikkat çekmek. Göze çarpmak.
Draw the curtain : Perdeyi çekmek. Perdeyi kapamak.
Draw the line at : Limit çizmek. Set çekmek. Sınır çizmek. Çizgi çekmek. Reddetmek. Dur demek. Yapmamak. Bir sınır koymak. Bir konuda sınır koymak.
Draw the stumps : Oyunu bitirmek.
Draw the curtain over something : Üzerine sünger çekmek. Bir daha sözünü etmemek.
Draw the sword : Kılıç çekmek. Savaş açmak.
Draw the line : İzin vermemek. Bir dur demek. Karşı çıkmak. Reddetmek. Yapmayı reddetmek. Limit çizmek. Aşmamak. Set çekmek. Çizgiyi çekmek. Sınır çizmek.
İngilizce Draw the boundary Türkçe anlamı, Draw the boundary eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Draw the boundary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Terminates : Son vermek. Bitmek. Sınırlamak. Bitirmek. Sona erdirmek. Sonlamak. Sona ermek.
Clamp down on : Fiziksel olarak baskı yapmak. İşe el koymak. Yasakları uygulamaya koymak. Sınırlamalar getirmek. Bir tür faaliyete sınırlamalar koymak (genellikle yasaklanmış bir faaliyet). Daha sıkı olmak. Aman vermemek. Ciddi tedbirler almak. Otoritesini kurmak.
Terminate : Bitmek. Sınırlamak. Son vermek. Bitirmek. Sonlandırmak. Sonlamak. Sona ermek. Sona erdirmek.
Bordering : Kıyısı olan. Sınırdaş. Benzer olmak. Kenar geçirmesi. Sınırlayan. Demeye gelmek. Sınırlama. Çerçevelemek. Sınır komşusu olmak.
Terminating : Sınırlamak. Sonlandırma. Son vermek. Bitirmek. Bitmek. Sona ermek.
Terminated : Son vermek. Sonlandırıldı. Son verilmiş. Sınırlamak. Son verilen. Bitmiş. Bitmek. Bitirmek. Sona ermek.
Border : Kenarlık. İle ortak sınıra sahip olmak. Koşu yolunun çimento, tahta ya da uygun herhangi bir özdekten yapılmış 5 cm. yüksekliğinde, 5 cm. genişlikteki iç kıyısı. Kıyı. Sınır. Sınırlandırmak. Sınır olmak. Hudut. Sınırdaş olmak.
Set a limit : Bir sınır yapmak. Bir sınır kararlaştırmak veya belirlemek.
Set measures to : Limit koymak.
Draw the boundary synonyms : set bounds to, limit, hold the line.

Bu kısımda Draw the boundary kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Draw the boundary ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Draw the boundary anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Draw the boundary ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.