Dress up türkçesi Dress up nedir

  • Donanmak.
  • Giydirmek.
  • Süslenmek.
  • İlginçleştirmek.
  • Giyinip kuşanmak.
  • Şık giyinmek.
  • Aşırı şık giyinmek.
  • Farklı göstermek.
  • Resmi giyinmek.
  • Giydirip süslemek.
  • Çekici ve farklı kılmak.
  • Süslemek.
  • Bayramlıklarını giymek.
  • Süslenip püslenmek.
  • Giyinip süslenmek.

Dress up ile ilgili cümleler

English: Ali likes to dress up on special occasions.
Turkish: Ali özel günlerde giyinmeyi seviyor.

English: Americans, in general, don't like to dress up.
Turkish: Amerikalılar, genel olarak, giyinip süslenmeyi sevmezler.

English: Do you have to dress up every day for work?
Turkish: İş için her gün resmi giyinmek zorunda mısın?

English: I have to dress up.
Turkish: Giyinmek zorundayım.

English: Ali has to dress up for work.
Turkish: Ali görev için giyinmek zorundadır.

Dress up ingilizcede ne demek, Dress up nerede nasıl kullanılır?

Dress : Gece elbisesi giymek. Resmi giyinmek. Taş yontmak. Giysi. Şekil vermek. Giydirip kuşatmak. Giyinmek. Giymek. Giydirmek. Rendelemek.

Dress a ship : Gemiyi bayraklarla donatmak.

Dress a shopwindow : Bir dükkanın camekanını süslemek. Bir dükkanın camekanını çekici hale getirmek.

Dress a wound : Bir yaraya tıbbi müdahalede bulunmak. Bir yaraya bandaj sarmak. Pansuman yapmak. Yara sarmak. Yarayı sarmak.

Dress circle : Birinci balkon. Özel koltuklar. Protokol yeri. Sahneye en yakın koltuklar. Protokol kısmı.

 

İngilizce Dress up Türkçe anlamı, Dress up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dress up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deck out : Allamak pullamak. Çok şık giyinmek. Donatmak.

Spice : Bahar. Heyecanlı hale getirmek. Baharat koymak. Baharatlamak. Çeşni. Tat. Çeşni katmak. Baharat katmak. Tat veren şey. Bahar katmak.

Beautified : Güzelleştirilmiş. Süslenmiş. Güzelleşmek. Güzelleştirmek. Güzel hale getirilmiş. Dekore edilmiş.

Prinked : Giydirip kuşatmak. Çok şık giyinmek.

Overdressing : Çok şık giyinmek. Çok kalın giyinmek. Giyimde aşırıya kaçmak. Üst giysi. Kat kat giydirmek. (çocuğu vb.) çok kalın giydirmek.

Beautifies : Güzelleştirmek.

Clothe : Renklendirmek. Sarmak. Kaplamak. Bürümek. Giysi sağlamak. Güzel bir dille anlatmak. Zenginleştirmek. Üstünü örtmek. Örtmek.

Rig out : Teçhiz etmek. Çok şık giyinmek. Donatmak.

Beautify : Güzelleştirmek. Güzelleşmek.

Dress up synonyms : array, doll oneself up, attiring, bedecks, endue, smarten up, accouter, adorn, prink, endues, accoutring, prinking, beautifying, spruce up, spicing, garnish, accoutre, endued, bedighted, accoutering, primps, tog up, bedight, overdresses, tittivate, primped, fig out, attired, enduing, bedeck, bedecking, dress oneself up, adorn oneself.