Drop bombs türkçesi Drop bombs nedir

Drop bombs ingilizcede ne demek, Drop bombs nerede nasıl kullanılır?

Drop : Tutulmak. Düşmek. Damlamak. Bırakmak (fare). Söylemek. Görüşmemek. Bitmek. Damlatmak. Düşme.

Bombs : Fiyasko ile sonuçlanmak. Bombardıman etmek. Bombalamak. Başarısızlığa uğramak.

Drop a bomb : Bombayı patlatmak.

Drop a bombshell : Büyük rahatsızlık vermek. Bir şeyin üzerine bomba bırakmak. Bomba düşürmek. Bombayı patlatmak. Bombalamak.

Drop a brick : Baltayı taşa vurmak. Çam devirmek. Bombayı patlatmak. Gaf yapmak. Pot kurmak. Pot kırmak.

Drop a clanger : Gaf yapmak. Çam devirmek. Pot kırmak.

İngilizce Drop bombs Türkçe anlamı, Drop bombs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drop bombs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Saturating : Emdirmek. Islatmak. Doyurucu. Dolgu maddeli. Doyurmak. Sırılsıklam etmek. Yoğunlaştırma. Emdirme. İşba etme.

Batters : Hırpalamak. Güm güm vurmak. Yumruklamak. Sert darbelerle vurmak. Yıpratmak. Vurmak. Hor kullanmak. Dövmek. Vuruş yapan oyuncu.

Bombards : Soru yağmuruna tutmak. Bombardıman yapmak. Sıkıştırmak. Topa tutmak. Üzerine varmak. Yağmuruna tutmak. Bombardıman etmek. Dövmek. Gülle yağdırmak.

Shells : Deniz kabuklarının genel ismi. Kabuğunu soymak.

 

Bombarded : Bombardıman yapmak. Soru yağmuruna tutmak. Yağmuruna tutmak. Üzerine varmak. Sıkıştırmak. Gülle yağdırmak. Bombardıman etmek. Dövmek. Topa tutmak.

Bombarding : Soru yağmuruna tutmak. Bombardıman etmek. Yağmuruna tutmak. Topa tutmak. Bombardıman yapmak. Üzerine varmak. Sıkıştırmak. Gülle yağdırmak. Dövmek.

Shell : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Yarış sandalı. Kabuğunu çıkarmak. Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. Top ateşiyle dövmek. Bina iskeleti. Kik. Deniz kabuğu. Bombardıman etmek.

Saturate : Gına getirtmek. Sindirmek. Sırılsıklam etmek. Gına getirmek. Emdirmek. Islatmak. İçine geçip yayılmak. Doyurmak. İşba etmek.

Saturates : İşba etmek. Islatmak. Gına getirtmek. Sırılsıklam etmek. Doyurmak. İçine geçip yayılmak. Emdirmek. Bıktırmak. Sindirmek.

Bomb : Başarısızlığa uğramak. Külçe halinde magmadan koparılıp püskürme ile fırlatılan ve havada döne döne yuvarlak, elipsi biçimini almış lav parçası. Atom bombası. Volkanik bomba. Başarısızlık. Fiyasko ile sonuçlanmak. Bomba atmak. Fiyasko. Bombardıman etmek.

Drop bombs synonyms : bombs, drop a bombshell, batter, bombard, coventrize.