Dualism türkçesi Dualism nedir

  • Düalizm.
  • İkilik.
  • Olayları karşıt ve etkileşen iki öğeye dayanarak açıklayan yaklaşım.
  • İki ayrı ve bağımsız ilkenin kabullenilmesi.
  • İkicilik.
  • Dualizm.
  • Aynı ekonomide iki ayrı iktisadi yapı veya piyasanın birarada bulunması.
  • İkili olma durumu.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İkili yapı.
  • Aynı toplumda iki ayrı iktisadi yapının veya piyasanın birarada bulunması.

Dualism ile ilgili cümleler

English: Art is the most intense mode of individualism that the world has known.
Turkish: Sanat dünyanın bildiği bireyciliğin en yoğun biçimidir.

Dualism ingilizcede ne demek, Dualism nerede nasıl kullanılır?

Dualisms : İkicilik. Dualizm. Düalizm. İkilik.

Gradualism : Reformun aşamalı yapılması gerektiğine inanan görüş. Değişimi yavaş yavaş gerçekleştirme. Değişimi kademeli olarak gerçekleştirme. Aşamalı değişim.

Individualism : Hususiyet. Benlik. Toplum yaşayışında temel amacın, bireylerin başarı ve mutlulukları olduğu düşüncesini ileri süren öğreti. toplumun, bireylere ve kümelere geniş bir özgürlük tanıdığında gelişeceğine ve mutluluğa kavuşacağına inanan toplumbilim görüşü. bütün değerlerin, hak ve ödevlerin kaynağı olarak bireyi kabul eden ahlak görüşü. Endividüalizm. Ferdiyetçilik. İndividüalizm. Bireycilik. Eğitim, iktisat, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bireysellik. Bencillik.

 

Dualist : Tam agonist bir ilaca karşı antagonist bir etki oluşturan ve tam agonist veya antagoniste göre daha zayıf etkili olan madde. Dualist. Akıl ve cismin ayrı ayrı var olduğunu savunan düşünce (felsefe). Düalizm (ikicilik) yanlısı. İyi ve kötünün iki ayrı kutsal varoluş veya ilkede vücut bulduğu düşüncesini savunan kimse (teoloji). İkici. Düalist.

Dualistic : İki parçadan oluşan. İkilik prensibine ait. İkilik prensibiyle ilgili. Düalistik. İkicil.

Duality : Çift olma durumu. Kalite. İkililik. Dualite. Çiftlik. Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Çifteşlik. Değişik yapıda iki öğenin birlikte bulunması. ikili özellik gösteren durum. İkilik. İkilem.

Dualists : Düalist. İyi ve kötünün iki ayrı kutsal varoluş veya ilkede vücut bulduğu düşüncesini savunan kimse (teoloji). Akıl ve cismin ayrı ayrı var olduğunu savunan düşünce (felsefe). Düalizm (ikicilik) yanlısı. İkici.

Individualised : (britanya ingilizcesi) bireyselleştirmek. Ayırt edici veya bireysel yapmak (individualize olarak da yazılır). Ferdileştirmek. Kişiselleştirmek. Ferdileşmek. Bireyselleşmek. Kişiselleşmek. Bireyselleştirilmiş.

Individualistic : Bireyci. Bireysel.

Individualist : Bireyciliği savunan. Bireyselci. Ferdiyetçi. Bağımsız bir şekilde hareket eden veya düşünen kimse. Bireyci. Geleneklere uymayan kimse.

İngilizce Dualism Türkçe anlamı, Dualism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dualism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Junior spot : İki kilovat gücünde toplayıcı ışıldak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Doctrine : Prensip. İlke. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. Akide. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Nazariyat. Düstur. Mezhep. Öğreti. Doktrin.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ism : Doktrin. Meslek. -cilik. Öğreti. -izm. İzm.

Discords : Akortsuzluk. Uyuşmazlık. Falso. Kavga. Ahenksizlik. İhtilaf. Fikir ayrılığı. Uyuşma. Anlaşmazlık.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Binary : İkili. Çift. İki terimli. 0 ya da 1 gibi iki değer alabilen bir nesne ya da kavramın bu niteliği, örn. ikili sayı. Biner. İkili alaşımlar gibi iki birleşenden oluşan. İki bileşenli. İki elemanlı. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır.

Discord : Kavga. İhtilaf. Akortsuzluk. Falso. Uyuşmazlık. Gürültü. Anlaşmazlık. Uyuşma. Uyumsuzluk. Fikir ayrılığı.

Dualism synonyms : philosophical system, ability to pay principle, philosophy, abnormal budget expenditures, a group shares, discording, a shift in individual demand, disunion, dichotomies, ditheism, school of thought, dualisms, a type mutual funds, duality, a shift in demand, ability rent, dual, a pass through certificate, a shift in supply, ability to pay approach, dichotomy, dualities, abnormal budget receipts, abnormal budget.

Dualism ingilizce tanımı, definition of Dualism

Dualism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any system which is founded on a double principle, or a twofold distinction. A twofold division. State of being dual or twofold.