Dubb türkçesi Dubb nedir

Dubb ile ilgili cümleler

English: Do you prefer to watch subbed or dubbed TV?
Turkish: TV'yi dublajlı mı yoksa altyazılı mı izlemeyi tercih ediyorsun?

Dubb ingilizcede ne demek, Dubb nerede nasıl kullanılır?

Dubbed : Ünvan verilmiş. Unvan verilmiş. Unvan veya isim verilmiş. Bir müzik veya herhangi bir ses eklenmiş (bir film veya kaset). Şövalye unvanı verilmiş. Şövalyelik nişanı verilmiş. Dublaj yapılmış. İsimlendirilmiş. Dublajı yapılmış. Adlandırılmış.

Dubbed film : Orijinal sesi üzerine başka bir dilde sesler kaydedilmiş olan film. Dublajlı film. Seslendirilmiş film. Sözlendirme işleminden geçmiş film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sözlendirilmiş (film).

Dubbed version : Dublaj versiyonu. Sözlendirilmiş evirim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin, sözlendirme işleminden geçirildikten sonra elde edilen biçimi, eşlemi. genellikle asıl çevrildiği dilden yerli dile çevrilerek sözlendirilmiş film için kullanılır).

Dubber : Dublajcı. Seslendirmeci. Seslendirme yapan.

Dubbers : Seslendirmeci. Dublajcı. Seslendirme yapan.

Dubbing director : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sözlendirme çalışmalarını yöneten kimse. Sözlendirme yönetmeni.

Film dubbing : Bir filmin ses kayıtlarını yenisi ile değiştirme. Film dublajı. Ses üzerine seslendirme.

 

Dubbing : Söyleşmenin, sonradan seslendirme yoluyla alınıp filme katılması. görüntülerle birlikte alınmamış söyleşmenin, sözlendirme işliğinde aynı oyuncular ya da başkalarınca, dudak eşlemesi yoluyla saptanması. yabancı bir dildeki söyleşmenin, yine aynı yoldan ana dilinde verilmesi. Şövalyelik ünvanı verme. Bir ya da daha çok kuşaktaki sesi başka kuşağa aktarma. bir ya da daha çok kuşaktaki seslerden yararlanılarak yeniden yapılan seslendirme. (özellikle) bir filmin birçok ses kuşağının (söz, müzik, gürültü, vb.) birleşmiş tek kuşak biçiminde elde edilmesi için yapılan yeni seslendirme. herhangi bir gerece (örneğin mıknatıslı ses kuşağı, plak, film, vb.) saptanmış sesin bir başka gerece aktarılması. Vidala yağı. Eşlem. Bir kaynaktan sağlanan resme başka bir kaynaktan sağlanan resmi katarak gerçekleştirilen ve örtülü bileştirme ile elektronik örtülü bileştirme olarak iki çeşidi bulunan özel etki. çeşitli ses kuşaklarındaki seslerin tek bir kuşak üzerinde toplanması. çeşitli ses oluklarından gelen seslerin tek bir çıkış için birleştirilmesi. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.). Dublaj. Yüzey düzleme. Sözlendirme.

Dubbing head : Sözlendirme kafası. Sözlendirme işleminde sözlerin saptanmasında kullanılan kafa. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Dubbin : Vidala yağı. Deri yağı.

 

İngilizce Dubb Türkçe anlamı, Dubb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dubb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Synchronise : Eşzaman kılmak. Eşlemek (film). Senkronize etmek. Eşzamanlı olmak. Eşzamanlı bir hale getirmek. Birlikte hareket etmek ve işlemek. Aynı anda olmak. Aynı zamana ayarlamak. Eşzamanlı kılmak. Senkronize olmak.

Dull : Körleşmek. Matlaştırmak. Ruhsuz. Tatsız. Sersem. Körletmek. Hafifletmek. Sersemletmek. Fersiz. Kalın kafalı.

Dense : Sıkı. Bulunduğu evrede, birim oylumda görece kütle niceliği daha yüksek olan. Kalın kafalı. Ağır (yazı). Mankafa. Özgül ağırlığı yüksek olan. Ağır. Tıkız. Kalabalık. Sık.

Synchronize : Eşzamanlı bir hale getirmek. Sesi birbirine ayarlamak. Senkronize. Eşlemek (film). Aynı zamanda vaki olma, birlikte hareket etme ve işleme, aynı tarihe ve saate tesadüf ettirme. Eşzamanlı kılmak. Eşzamanlı olmak. Aynı anda olmak. Eşzamanlamak. Eşzaman kılmak.

Render : Açıklamak. Eritip saf bir hale getirmek (yağı). İlk kat sıva sürmek. Kılmak. Hale getirmek. Duruma getirmek. Eritmek (yağ). Çalmak (müzik terimi). Vermek. Çevirmek.

Translate : Tercümesini yapmak. Bir dilde yazılmış yapıtları başka bir dile aktarmak. Tercüme etmek. Tercümanlık yapmak. Çevirisini yapmak. Ötelemek. Çevirmenlik yapmak. Bir dilde anlatılanı başka bir dilde anlatmak üzere dönüştürmek. Tercüme yapmak. Çevrilmek.

Brown bear : Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, suriye'de yaşayan, boz ayının bir ırkı olarak kabul edilen bir tür. Boz ayı. Kahverengi posta sahip ayı cinsi. Kahverengi ayı. Bozayı. Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 8 cm kadar kuyruğu olan, esmer kahverengi karışık tüylü, iyi tırmanan ve yüzen, art ayakları üzerinde yürüyen, avrupa ve asya'da sık ormanlarda yaşayan bir tür.

Stupid : Ahmak. Salak. Beyinsiz. Kafasız. Kakavan. Hışır. Budalalık. Sersem. Aptal. Aptalca.

Slow : Bati. Ağırlaşmak. Hızı azaltan. Zor anlayan. Eli ağır. Geç olan. Yavaşlamak. Yavaşlatmak. Kesat. Geç.

Dim : Belirsizleşmek. Kararmak. Belirsiz. Salak. Sönük. Bulanık. Selektör yapmak. Işıkları azaltmak. Soluklaşmak.

Dubb synonyms : interpret, obtuse.

Dubb zıt anlamlı kelimeler, Dubb kelime anlamı

Smart : Acıtan. Elem. Sert. İncinmek. Akıllı. Çabuk. Üzülmek. Yanmak. Şık. Kırılmak.

Articulate : Açıkça söylemek. Hecelemek. Sözlü ifade etmek. Anlaşılır. Açık bir şekilde ifade etmek. Telaffuz etmek. Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Dile getirmek. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Tane tane söylemek.

Dubb ingilizce tanımı, definition of Dubb

Dubb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The Syrian bear. See under Bear.