Dues türkçesi Dues nedir
Dues ile ilgili cümleler
English: Pay your dues to the treasurer.
Turkish: Aidatlarınızı saymana ödeyin.
English: Many members dropped out of the club when the dues were raised.
Turkish: Birçok üye aidatlar yükseldiğinde kulüpten ayrıldı.
English: Ali doesn't pay dues.
Turkish: Ali aidat ödemiyor.
Dues ingilizcede ne demek, Dues nerede nasıl kullanılır?
Anchor dues : Gemi demirlemek için kullanılan ücret. Demirleme ücretleri.
Anchorage dues : Demirleme harcı.
Dock dues : Rıhtım vergisi. Havuzlama resmi. Malların giriş ve çıkışı sırasında gemilerce ödenilen para. Rıhtım ücreti. Rıhtım vergini. Dok ücreti.
Harbor dues : Liman ücreti. Liman resmi. Gemilerin limanda durmak, demirlemek için ödedikleri para. Liman vergileri. Liman vergisi.
Harbour dues : Liman resmi.
Port dues : Liman vergileri. Liman masrafları. Liman resmi.
Indues : Giyecekle donatmak. Donatmak. Sağlamak (bazı şeylerle). Vermek. Giydirmek. Giymek. Kalite veya yetenek edindirmek. Elbise giydirmek. Örtmek. Sağlamak.
Union dues : Sendika aidatı.
Fondues : Fondü. Eritme peynir yemeği.
Overdues : Rötarlı. Vadesi dolmuş. Kalıntılar. Günü geçmiş. Vadesi geçmiş. Gecikmiş. Hükümsüz kalan. Geç kalmış. Ödenmesi gecikmiş.
İngilizce Dues Türkçe anlamı, Dues eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cod : Teslimatta ödemeli. Malın teslimi sırasında mal bedelinin nakit, kredi kartı veya çekle ödenmesi. Teslimde ödeme. Ödemeli. İşletmek. Sazanlamak. Dalga geçmek. Bir m3 sudaki organik maddelerin asidik ortamda k2cr2o7 ile oksitlenmesi için tüketilen oksijen miktarı, cod, koi. Cash on delivery (teslimatta ödemeli). Morina balığı.
Daubs : Leke. Çamur. Kaplamak. Kirletmek. Bulaştırmak. Sıvamak. Lekelemek. Sürmek. Beceriksizce boyamak.
Recompense : Ödül. Karşılamak. Ceza. Zararını ödemek. Karşılama. Tazminat vermek. Tazmin etmek. Karşılığını vermek. Karşılık.
Delinquent : Çocuk suçlu. Suç işleyen (çocuk). Suçlu. Mücrim. Zamanında yapılmayan ödeme. Görevini yerine getirmeyen. Borçlarını ödememiş. İhmalkar kimse. Suç işleyen. İhmalcilik.
Earnings : Hasılat. Kar. Karlar. Gelir. Kazanç. Maaş.
Payable : Ödenecek. Ödenmesi gerekir. Ödenmesi gereken. Ödenemsi olanaklı hale gelen para. Ödenmesi kabil. Ödenmesi gerek. Borç hesabı. Ödenebilir. Kazançlı.
Doughs : Hamur. Mangır. Arpa. Mangiz. Gayme. Para.
Eikon : Suret. Şekil. Aykon. Tasvir. Heykel. İkon. Büst.
Collectible : Tahsil edilebilir. Toplamaya değer ender rastlanan nesne. Toplanabilir. Koleksiyon malı.
Cost : Değerinde olmak. Fiyatı (belirli bir miktar) olmak. -e mal olmak. Masraf. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Fiyat. Yapmak. Bir malın üretilebilmesi için gerekli olan girdilere yapılan ödemelerin toplamı. Bedel.
Dues synonyms : earning, images, subscriptions, cesses, drawing, receivable, feeing, assessments, hires, composts, daubed, fees, expenses, impost, compost, subscription, out of pocket, compensation, subscription fee, charge, emoluments, honorariums, honoraria, imposition, duties, impositions, money, repayable, effigies, right, illustrations, dowers, image.
Dues zıt anlamlı kelimeler, Dues kelime anlamı
Undue : Usulsüz. Çok fazla. Münasebetsiz. Yakışıksız. Vadesi gelmemiş. Yolsuz. Uygunsuz. Usule aykırı. Kanunsuz. Yasaya aykırı.
Unexpected : Ummadık. Umulmadık. Beklenmeyen. Davetsiz. Beklenmez. Ümit edilmeyen. Beklenilmeyen. Beklenmedik. Beklenilmedik.

Bu kısımda Dues kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dues ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dues anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dues ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.