Dulda nedir, Dulda ne demek

"Dulda" ile ilgili cümleler

  • "Yiğit duldasında yiğit saklanır." - Karacaoğlan
  • "Demirkır, güney tepelerinin duldalarına çektiği atları gece yarısına doğru yeniden ovaya indirdi." - A. Sayar

Yerel Türkçe anlamı:

Gölge, korunak, siper

Kuytu

Koruma, esirgeme, himaye: Duldanız altında geçinip gidiyor.

Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Bir şeyin arka tarafı.

Set.

Coğrafya'daki terim anlamı:

[Bakınız: rüzgâraltı yanı]

Diğer sözlük anlamları:

Saye, himaye

Fransızca'da Dulda ne demek?:

abri

Dulda anlamı, kısaca tanımı:

Dulda tutmak : Örtünmek, koruyacak biçimde sarınmak.

Duldalama : Duldalamak işi.

Duldalamak : Korumak, siper altına almak.

Duldalanmak : Korumak, siper altına girmek.

Duldalı : Duldası olan.

Duldasız : Duldası olmayan.

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

Güneş : Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi. Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam.

 

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Kuytu : Güneş ışığı veya rüzgâr almayan (yer). Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer). Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer).

Siper : Kuytu, korunulabilen. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda. Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer.

Esirgeme : Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye.

Koruma : Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.

Himaye : Kayırma, elinden tutma. Koruma, gözetme, esirgeme, koruyuculuk, gözetim.

Duldalanma : Duldalanmak işi.

Duldalanmah : Gölgeli yere ya da bir adamın himayesine sığınmak.

Duldalık : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge 1.bk. dulda (I)- Siper. Şemsiye.

Diğer dillerde Dulda anlamı nedir?

İngilizce'de Dulda ne demek? : [dul] n. widow