Dönemeç nedir, Dönemeç ne demek

  • Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj
  • Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama.

"Dönemeç" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Saffet Bey ilk dönemeci döner dönmez, yamağın eline cep saatimi tutuşturup şiddetli emir verdim." - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Köşebaşı, yolun kıvrım yeri, viraj.

İngilizce'de Dönemeç ne demek? Dönemeç ingilizcesi nedir?:

curve

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Van ilinde, Edremit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Dönemeç hakkında bilgiler

Dönemeç (dizi), TV dizisi

Dönemeç anlamı, tanımı:

Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Yarıyıl.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Viraj : Dönemeç.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

 

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı.

Aşama : Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale.

Dizi : Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Dizi film. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri.

Dönemeç gözlemcileri : Yarışlık dönemeçlerinde, öteki koşucuları itme , çarpma, tutma, yolunu kesme gibi yönetmeliklere aykırı davranışları yapan yarışçıları, komiserlere bildirmekle görevli gözlemciler. Bunlar, yarış komiserlerince seçilir. Kendisinin yargı yetkisi yoktur.

Dönemeç yüksekliği : Hızın artışına göre düzenlenen ve itici güçler karşısında, çiftkerin her zaman yére dikey olmasını ve tam hıza yürümesini sağlayan yükseklikler. Bu yükseklikler, hızın artışına ve yarışlığın boyuna göre hesaplanır.

 

Dönemeçli : Dönemeci olan. İlgili cümle: "“Bu dönemeçli, rampalı saadet beni biraz ürkütmeye başladı.”" A. Gündüz.

Dönemeçli yazı : Sapan izi gibi arası kesilmeksizin sağdan sola ve soldan sağa gitmek üzere yazılan yazı yöntemi.

Dönemeçsiz : Dönemeci olmayan.

Diğer dillerde Dönemeç anlamı nedir?

İngilizce'de Dönemeç ne demek? : n. bend, curve, winding, wind, zag, elbow, hook, sweep, turning, turnout, twist

Fransızca'da Dönemeç : détour [le], tournant [le], virage [le]

Almanca'da Dönemeç : n. Biege, Biegung, Kehre, Kurve

Rusça'da Dönemeç : n. поворот (M)