Dövüşmek nedir, Dövüşmek ne demek

"Dövüşmek" ile ilgili cümleler

  • "Öyle yiğitçe, öyle gözünü daldan budaktan sakınmadan dövüşmüş, atına binip oradan uzaklaşmıştı." - O. Kemal

Dövüşmek anlamı, kısaca tanımı:

Dövüş : Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga. Dövme işi.

Karşılık : Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt.

Dövmek : Çarpmak, sertçe dokunmak. Davul vb. çalmak, vurmak. Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Topa tutmak. Çırpmak. Ezmek. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek.

Vuruşmak : Birbirini vurmak, dövüşmek. Savaşmak, çarpışmak.

Silahlı : Silahı olan.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Güç. Şiddet, zor, cebir. Bir ülkenin silahlı gücü.

 

Çatışmak : Birbirine çatmak veya çatılmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Karşılıklı vuruşmak. Kavga etmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.

Boks : Belirli kurallara uyularak yapılmış olan yumruk dövüşü, yumruk oyunu.

Karşılıklı : Birbirlerine karşı bir biçimde. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil.

İki : Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı. Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık.

Yapmak : Dışkı çıkarmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Edinmek, sahip olmak. Yol almak. Üretmek. Evlendirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Salgılamak, çıkarmak. Gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Bir durum yaratmak. Olmasına yol açmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Olmak. Düzenli bir duruma getirmek. Onarmak, tamir etmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak.

Dövüşmek ile ilgili Cümleler

  • Gerçekten dövüşmek ister misin?
  • Hiç kimse dövüşmek istemiyor.
  • Dövüşmek için burada değilim.
  • Dövüşmek için buraya gelmedim.
  • Dövüşmek istememizin nedeni o.
  • Artık dövüşmek istemiyorum.
  • Sadece seninle dövüşmek istemiyorum.
  • Dinle, dövüşmek istemiyorum.
  • Kim dövüşmek istiyor?
  • Dövüşmek zorundasın.
  • Bu konuda seninle dövüşmek istemiyorum.
  • Dövüşmek zorundayım.
  • Dövüşmek zorunda olmamızın nedeni bu.
  • Dövüşmek için kalacağız.
 

Diğer dillerde Dövüşmek anlamı nedir?

İngilizce'de Dövüşmek ne demek? : v. fight, have a fight, combat, scrap

Fransızca'da Dövüşmek : se bûcher, se battre, se cogner, se colleter, se taper

Almanca'da Dövüşmek : v. balgen: sich balgen, keilen: sich keilen, prügeln: sich prügeln, raufen: sich raufen

Rusça'da Dövüşmek : v. сражаться, биться, драться, подраться