Dırma nedir, Dırma ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Geçilemeyecek kadar sık çalılık yer.
Dırma tanımı, anlamı
Dırma çorbası : Kesilmiş ufak hamurdan yapılan çorba
Dırmaç : Yünden yapılan ve insanın sırtına konulan yükün düşmemesi için koltuk altından geçirilerek bağlanan ip. Sırta bağlanarak taşınan yük. Yükün sarılıp bağlanarak sırta alınacak duruma getirilmesi. Yükün sırta alınması.
Dırmaçlamak : Taşınacak yükü sırta sıkıca sarmak.
Dırmaçlanmak : Bir yük sırta iple bağlanmak.
Dırmalamak : Tırmalamak. Kayalık yerleri, dik yokuşu emekleyerek çıkmak. Eski türkçe tarmak: tırmalamak; tırnaklarını geçirip çekmek.
Dırmalık : Geçilemeyecek kadar sık çalılık yer.
Dırman : Cin, dev. Çatıda kullanılan ve kiremitlerin altına konulan ağaçlar.
Dırmanmak : Tırmanmak.
Dırmaşmak : Tırmanmak.
Zehni dırmalamak : Aşırı kaygı uyandırmak, düşünmeye zorlamak.
Çalılık : Çalısı çok olan yer.
Çalılı : Çalısı olan. Yozgat şehri, Osmanpaşa bucağına bağlı bir yer.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.
Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.
Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.
Sık : Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Çok bulunan, çok rastlanan. Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak.
Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?
İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation

Bu kısımda Dırma nedir? Dırma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dırma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dırma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.