Eğitim enstitüsü nedir, Eğitim enstitüsü ne demek

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Ortaokullar ile dengi okullara ve ilköğretmen okullarına öğretmen, uygulama okullarına yönetmen ve ilköğretime denetmen yetiştiren; ilk ve ortaokul öğrenimiyle ilgili sorunlar üzerinde inceleme ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

İngilizce'de Eğitim enstitüsü ne demek? Eğitim enstitüsü ingilizcesi nedir?:

institute of education

Eğitim enstitüsü anlamı, kısaca tanımı:

Eğitim : Eğitim bilimi. Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye.

Enstitü : Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu.

Orta : Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Orantı. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Ne uzun ne kısa, midi. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Yeniçeri Ocağında tabur. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.

 

Dereceli : Derecelere ayrılmış, kademeli. Derecesi olan.

Okul : Ekol. Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü. Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep.

Öğretmen : Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime.

Yetiştirmek : Sağlayıp vermek. Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek. Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak. Üretmek, büyütmek, geliştirmek. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek. İletmek, duyurmak. Aceleyle ulaştırmak. Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek. Yetmesini sağlamak. Eğitim, öğrenim sağlamak.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Yüksekokul : Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.