Eşteğetlik nedir, Eşteğetlik ne demek
Eşteğetlik; Matematik alanında kullanılan bir terimdir.
Matematik'te terim anlamı:
Birim çember üzerinde (1,0) noktasından başlayarak çizilen radyanlık bir yay ya da bu yayı gören özeksel açı için, nın, teğettik işlevinin eşişlevi altındaki görüntüsü.
Eşteğetlik tanımı, anlamı
Eşteğetlik yayı : Eşteğetlik işlevinin tersi. 2- Eşteğetliği verilen bir sayıya eşit olan yay ya da açı
Özeksel açı : Köşesi bir çemberin özeği olan açı.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Eşişlev : X ile y dilemsel iki dikler açı olduklarında f(x) =g(y) eşitlliğini gerçekleyen f, g üçgenölçüsel işlevlerinden biri.
Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
Özeksel : Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Çember : Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
Radyan : Bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açıya eşit açı ölçme birimi. Işın ya da ısı yayan.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Görün : Mezar, mezarlık.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.
Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.
Teğet : Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru, mümas.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.
Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Diğer dillerde Eşteğetlik anlamı nedir?
İngilizce'de Eşteğetlik ne demek ? : cotangent

Bu kısımda Eşteğetlik nedir? Eşteğetlik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eşteğetlik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eşteğetlik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.