Earliest türkçesi Earliest nedir

  • En eski.
  • En erken.

Earliest ile ilgili cümleler

English: Mother gets up earliest in my family.
Turkish: Ailemde en erken annem kalkar.

English: My earliest thoughts were about phonetics.
Turkish: En eski düşüncelerim fonetik hakkındaydı.

English: I am looking forward to hearing from you at your earliest convenience.
Turkish: Müsait olduğunda senden dört gözle haber bekliyorum.

English: I'll talk to him at the earliest possible moment.
Turkish: Mümkün olan en kısa zamanda onunla konuşacağım.

English: Please call me at your earliest convenience.
Turkish: Lütfen uygun olan en erken zamanında beni ara.

Earliest ingilizcede ne demek, Earliest nerede nasıl kullanılır?

At your earliest convenience : Müsait olacağınız en uygun zaman. Sizce en uygun zamanda. Senin için uygun olan ilk fırsatta. Müsait olduğun zaman. İmkanın olduğu zaman. Müsait olduğunda.

At the earliest : En kısa zamanda. En erken.

Pearliest : İncili. Sedefsi. İnci gibi (diş). İnci rengi. İnci gibi. İnciden yapılmış.

Earlies : (aşçılık) ilkbaharda ve yaz başında toplanan olgunlaşmamış patatesler. Mum benzeri küçük patatesler.

Earlier : Daha evvel. Erken. Evvel. Eski. Daha erken. Sabık. Peşin. Daha öncesinde.

Pearlier : Sedefsi. İnciden yapılmış. İnci gibi (diş). İnci gibi. İnci rengi. İncili.

 

Dearling : Canım. Sevgilim.

Divorced pearlite : Ayrık perlit.

Earliness : Erkenlilik. Erkencilik. Erkenlik. Erken olma durumu. Erken olma. Ürünlerden erken hasat alma.

Earlier on : Öncesinde.

İngilizce Earliest Türkçe anlamı, Earliest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earliest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oldest : Büyük. En yaşlı.

Primordial : Primordiyal. Herhangi bir yapının ilk oluştuğu ilkel şekli. [#ilk İlkel]. Başlangıçta var olan. Herhangi bir yapının ilk oluştuğu ilkel biçim. Başlangıçtan beri var olan. İlk. İptidai.

Weest : Minnacık. Mini mini. En küçük. Ufacık. Minicik.

Primeval : Tarihöncesi çağlara ait. İlkel. Dünyanın en eski çağlarına özgü. İlk çağa ait. Kadim.

At the earliest : En kısa zamanda.

Earlier : Sabık. Eski. Evvel. Daha evvel. Peşin. Erken. Daha öncesinde. Daha erken.

Early : İlk. İlk zamanlarında. -in başlarında. Erkenden. Önceki. Eski. Erken.

Earliest synonyms : soonest.

Earliest zıt anlamlı kelimeler, Earliest kelime anlamı

Late : Son. Gecikmiş. Geç kalan. Son zamanlardaki. Müteveffa. Son zamanlarda olan. Ölü. Geç. Rahmetli. Merhum.

Middle : Ara. Orta. Göbek adı. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orta kısım. Vasat. Bel. Aradaki. Vasati.