Primordial türkçesi Primordial nedir

  • Başlangıçta var olan.
  • İlk.
  • En eski.
  • İptidai.
  • Herhangi bir yapının ilk oluştuğu ilkel şekli.
  • Başlangıçtan beri var olan.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Primordiyal.
  • Herhangi bir yapının ilk oluştuğu ilkel biçim.
  • İlkel.

Primordial ingilizcede ne demek, Primordial nerede nasıl kullanılır?

Primordial fin : Primordiyal yüzgeç. Balıkların embriyo gelişimleri sırasında oluşan ilk yüzgeç.

Primordial follicle : Primordiyal folikül. Birincil folikül.

Primordial germ cells : Primordiyal eşey hücresi. Oogonyum.

Primordialism : İlkçilik. Primordializm. İlkçi yaklaşım.

Folliculus ovaricus primordialis : Birincil folikül. Ovogonyumların büyüme aşamasında, yumurtalık korteksinde tek katlı yassı folikül epitelini içeren folikül. ovositi saran tek katlı folikül epitelleri besin maddelerini ovosite iletirler, primer folikül, primordiyal folikül.

Primory minimum : Değişen yıldızlardaki iki minimumdan en derin olanı. Baş minimum.

Primordium of permanent tooth : Kalıcı diş kabarcığı. Dişlerin gelişiminde birincil diş kabarcığının derinlemesine dallanmasıyla ortaya çıkan kabarcık. gelişim evresinde birincil diş kabarcıkları; derinliğine kalıcı diş kabarcığını, yan kısıma doğru ise süt dişi kabarcığını oluşturur.

Primordium : Başlangıç evresi. İlk şeklini almaya başlayan gelişmekteki bir yapı. Primordiyum. İleride gelişerek organ veya oluşumun olgun biçimini oluşturacak embriyonel yapı, rudimentum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organ taslağı. İlkel evresinde bulunan organ. İlk evre.

 

İngilizce Primordial Türkçe anlamı, Primordial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primordial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Firsts : Başta gelen. Birinci gelen şey. Birinci. Önce. Önde gelen. Başlangıç. Birincilik. En büyük. Mükemmel.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Arap zamkı. Akasya sakızı.

 

Crudest : Nezaketsiz. İşlenmemiş. Cırlak (renk). Kaba. Ham. Basit. Yavan.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

Preliterate : Yazı icat edilmeden önce. Yazı bilmez. Yazıyı bilmeyen toplum. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Yazmayı bilmeyen.

Oldest : Büyük. En yaşlı.

Fores : Pruva. Başa doğru. Ön. Önde olan. Baş taraf. Ön taraftaki. Önde. Başta. Öndeki.

Primordial synonyms : embryonic, rudimentary, abo blood groups system, former, abiotic factor, a site, premier, aboriginal, beneath criticism, archaeo, cruder, primal, early, abductor muscle, abramis zone, precursor, earliest, before time, nonliterate, original, preliminary, barbarious, abacus bodies, elemental, elementals, abiotic environment, crude, inductive, primeval, maiden, fore, a cell, aardwolf.

Primordial zıt anlamlı kelimeler, Primordial kelime anlamı

Late : Geçen. Tehirli. Rahmetli. Gecikmiş. Geç. Geç kalan. Merhum. Son zamanlarda olan. Son zamanlardaki. Son.

Middle : Bel. Vasat. Orta yer. Vasati. Göbek adı. Aradaki. Ara. Orta. Ortadaki. Orta kısım.

Primordial ingilizce tanımı, definition of Primordial

Primordial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, primordial condition. A first principle or element. Primary. Of earliest origin. First in order. Original.