Earths türkçesi Earths nedir

Earths ingilizcede ne demek, Earths nerede nasıl kullanılır?

Rare earths : Kıt toprak metaller. Nadir element. Az bulunur toprak.

Earthshaking : İnançları kökünden sarsan. Yeri göğü sarsan. Fikirleri altüst eden.

Earthshine : Güneş ışınlarının yeryüzünden yansıması ile ayın bir bölümünü aydınlatması. Ayın karanlık bölümüne yeryüzünden yansıyan güneş ışınları. Yeryüzü ışığı.

Dearths : Açlık. Eksiklik. Yokluk. Kıtlık.

Hearths : Yuva. Fırın. Ocaklar. Ocak. Şömine tabanı.

Earth bound : Katı bir şekilde toprağa bağlı. Maddi. Sadece dünyevi şeylerle ilgili olan. Bir araziye veya dünya yüzeyine indirgenmiş olan.

Hearthstone : Yuva. Taban taşı. Ocak taşı. Ocaklık. Şömine tabanı. Ocak.

Earth antenna : Toprak anteni. Gömülü anten.

Earth capacitance : Toprak kapasitesi.

Hearthsides : Ev ve aile sembolü. Ocak başı. Oturma odasında ocağın yanındaki alan. Şömine etrafındaki alan. Ocakbaşı.

İngilizce Earths Türkçe anlamı, Earths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Darkest : Esrarlı. Işıksız. Asık suratlı. Kasvetli. Üzüntülü. Bulanık. En koyu. Karanlık. Koyu.

Gloomier : Kasavetli. Hüzün verici. Kasvetli. Umutsuz. Ümitsiz. İç karartıcı. Kuruntulu. Loş. Karanlık.

 

Air : Havalandırmak. Yayına girmek. Soluduğumuz hava. Ortaya dökmek. Hava. Esinti. Caka satmak. Nağme. Arya. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.

Ceramic : Çömlek. Seramikle ilgili. Seramik eşya. Porselen. Sırlıtaş. Kil ya da başka silikatlardan elde edilen ürünlere verilen genel ad. Çini. Seramiklere ilişkin. Kil.

Caverns : Boşluk. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. Kavern. Mağara. Geniş yeraltı açıklığı. Büyük mağara. Patolojik doku boşluğu. Büyük ve derin mağara. Oyuk.

Grot : Şerefsiz. Pislik. Grotto. Porno dergisi. Adi. Porno dergi. Adi şerefsiz. Ciğeri beş para etmez. Mağara.

Wonderland : Harikalar diyarı.

Champaign : Ova. Kır. İllinois eyaletinde şehir. Toprağın açık düz alanı.

Woodland : Ormanda yaşayan. Ormanlık bölge. Ağaçları bol olan yer. Ormanlık arazi. Ağaçlık. Ağaçlık arazi. Kaliforniya eyaletinde şehir. Ormanlık ülke. Ağaçlık alan. Ormanlık yer.

Plain : Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Ova. Sade bir biçimde. Açıklık. Süssüz. Yalın bir dille. (sürekli) şikayet etmek. Yalın. Sadelik.

Earths synonyms : coastal plain, van allen belt, physical object, binned, clays, island, blacked, caves, exposals, couches, neck, floor, geosphere, darker, mainland, hydrosphere, catchalls, sky, encroaching, gloomiest, den, holes, world, alpine, dirt, cave, fictile, isthmus, forest, earth surface, claying, couch, archipelago.

 

Earths zıt anlamlı kelimeler, Earths kelime anlamı

Romanticism : Romantizm. Duygusallık. Coşumculuk. Romantik ortam. Çoşumculuk.

Classicism : Klasikçilik. Klasik öğrenim. Klasik öğrenimi savunma. Klasisizm. Klasisizim. Klasizm. Klasik biçime uyma.

Decent : İnce. Kabul edilebilir. Nazik. Düzgün. Tatmin edici. Edepli. Hoşgörülü. Adam gibi. Saygılı. Usturuplu.