Ebes nedir, Ebes ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Herkes tarafından hoş görülmeyen, ayıp.

Boş, saçma sapan.

Siyah.

Çirkin.

Ebes kısaca anlamı, tanımı

Ebesili : Kurnaz, şeytan gibi. Hep kendini düşünen

Ebesüt : Yağlı süt ile yoğrularak yapılmış ekmek.

Dil ebesi : Laf ebesi.

Ebesiz : Ebesi olmayan. Ebe bulunmaksızın, ebe olmaksızın.

Kumar ebesi : Kumar oynatan kimse veya kumarcı.

Laf ebesi : Çok konuşan, herkese laf yetiştiren kimse, dil ebesi, söz ebesi.

Lakırtı ebesi : Geveze.

Oyun ebesi : Ebe.

Söz ebesi : Laf ebesi.

Saçma sapan : Abuk sabuk.

Görülme : Görülmek işi.

Çirkin : Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).

Herkes : İnsanların bütünü, cümle âlem.

Sapan : İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı. Makarayı bir yere bağlamak için tablaların çevresine geçirilen halat veya demir kuşaklar. Genellikle çocukların kuş vurmak için kullandıkları, iki ucuna lastik ve lastiklerin arasına da geniş bir meşin parçası bağlı bulunan çataldan oluşan araç. Kaldırılacak bir şeyin üzerine geçirmek için halattan yapılmış olan çember.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

 

Herke : Bakraç, kova. Su içilen küçük kap, maşrapa. Yoğurt kabı. At arabası. Haziran, ağustos aylarında sürülerek bırakılmış tarlaya ekilen tohum. Çoğunlukla bakırdan yapılmış kova, bakraç.

Siyah : Kara, ak, beyaz karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.

Saçma : Saçmak işi. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Böyle söz söyleyen veya iş yapan. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Çirk : Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).

Diğer dillerde Eberhard etkisi anlamı nedir?

İngilizce'de Eberhard etkisi ne demek ? : eberhard effect