Economic sanction türkçesi Economic sanction nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İktisadi yaptırım.
- Bir ülke ya da grubun, diğer ülke ya da grupları çeşitli nedenlerle iktisadi konularda zorlamak için gümrük vergileri, dışalım ve dışsatım kotaları, tarife dışı engeller gibi caydırıcı önlemler alması.
- Ekonomik yaptırım.
Economic sanction ile ilgili cümleler
English: The United States has officially ended economic sanctions against Burma.
Turkish: Amerika Birleşik Devletlerinin Burmaya karşı ekonomik yaptırımları resmen sona erdi.
Economic sanction ingilizcede ne demek, Economic sanction nerede nasıl kullanılır?
Economic : İktisadi. İktisadı. Ekonomiyle ilgili. İdareli. Tutumlu. Ekonomik. Hesaplı.
Sanction : Ceza. Yaptırım. Kabul. Onay. Müeyyide. İzin verme. Davranış kurallarını düzenleyen ve destekleyen caydırıcı ya da özendirici güç. Onaylama. Tasdik etmek.
Economic sanctions : Tutumsal (ekonomik) yaptırımlar. Ekonomik yaptırım. Ekonomik yaptırımlar. Başka ülkelere karşı uygulanan zorlayıcı önlemler. Bir ülkeyi belli bir harekete zorlamak için başka bir ülkenin ya da ülkelerin uyguladıkları ekonomik nitelikteki başka başvurular.
Economic activities : Ekonomik eylemler. Ekonomik faaliyetler. İnsanların ekonomik mal ve görevleri yaptırma ve bu çalışmalar nedeniyle işletmeleri geliştirme işlemleri.
Economic activity : Ekonomik faaliyet. Ekonomik faaliyetler. İktisadi faaliyet. Ekonomik aktivite.
Economic agent : Ekonomik aktör. İktisadi karar birimi. İktisadi etmen. İktisadi oyuncu. İktisadi etkinlikte bulunan üretici, tüketici, devlet ve benzeri birimler.
İngilizce Economic sanction Türkçe anlamı, Economic sanction eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Economic sanction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Economic sanction synonyms : a shift in individual demand, a shift in supply, abnormal budget receipts, ability to pay approach, abnormal budget expenditures, economic sanctions, abolition of forced labour convention.

Bu kısımda Economic sanction kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Economic sanction ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Economic sanction anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Economic sanction ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.