Edgiest türkçesi Edgiest nedir

Edgiest ingilizcede ne demek, Edgiest nerede nasıl kullanılır?

Wedgies : Sivri topuk ayakkabı. Takoz şeklinde topuğu olan ayakkabı. Pantolon veya başkaca giysinin popoya sıkışma durumu. Sivri topuklu ayakkabı.

Edgier : Stresli. Hatları açığa çıkaran. Heyecanlı. Sinirli. Alıngan. Keskin kenarlı. Belirgin hatlı. Sinirleri gergin. Huzursuz. Gergin.

Fledgier : Tüylü (kuş). Tüyle kaplı.

Give someone a wedgie : (argo) give someone a wedgie. Bir kişinin iç çamaşırını arkasına sıkışacak şekilde çekmek.

Ledgier : Düz çıkıntıları olan. Dar yatay izdüşümleri olan. Pervazı olan. Çıkıntılı.

Edgily : Sinirli bir şekilde. Gergin bir şekilde. Endişeli bir şekilde.

Dredging : Tarama aleti kullanmak. Tarakla temizlemek. Dibini taramak. Dip tarama. Taban kazıması. Dibini tarama. Üzerine serpmek. Hafifçe una bulama. Tarama. Su altında kazı.

Edging : Kenar. Kenar şeridi. Kenar düzleme. Kenar profili. Kenar düzeltme. Şerit. Kenarlık. Zırh. Sınırlayıcı. Sınır.

Wedgie : Takoz şeklinde topuğu olan ayakkabı. Sivri topuklu ayakkabı. Sivri topuk ayakkabı. Pantolon veya başkaca giysinin popoya sıkışma durumu.

 

Edgings : Kenar şeridi. Kenar profili. Kenar yapma. Kenar süsü. Bordur. Kenar düzeltme. Kenar düzleme. Yaka. Kenar belirtici şey. Sınır.

İngilizce Edgiest Türkçe anlamı, Edgiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Edgiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pass : Geçiş. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi. Piyasaya sürmek. Bildirmek. Aktarma. Derbent. Devretmek. Geçmek. Vermek. Gezdirmek.

Comfortless : Ferah olmayan. Kasvetli. Huzursuz edici. Konforsuz. Rahatsız.

Stool : Tabure. Dışkı. Kök sürgünü. İskemle. Gaita. Büyük abdest. Kaka. Filizlenen kütük. Sekmen. Yeni budanmış dal.

Take a crap : Sıçmak.

Cast : Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi. Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Rol dağıtmak. Rol dağılımı.

Defecate : Dışkı boşaltmak. Büyük abdestini yapmak. Arıtmak. Büyük abdest yapmak. Kurtulmak. Kakasını yapmak. Temizlemek. Arınmak. Dışkılamak. Dışkı yapmak.

In a dither : Kafası karışık. Rahatsız.

Honk : Klakson çalmak. Ötmek (kaz). Kaz sesi çıkarmak. Çıkarmak. Korna çalmak. Kusmak. İstifra etmek. Kornaya basmak. Korna sesi. (kaz) ötmek.

Drawn : Berabere biten. Tükenmiş. Çizili. Süzgün. Yorgun. Çizilmiş. Çizik. Berabere. Bitkin.

Edgiest synonyms : ca ca, take a shit, sudate, relieve oneself, vomit up, easily offended, out of sorts, peaceless, apoplectical, frettier, flappable, aggravated, has ants in his pants, adrenalised, huffy, jumpier, evacuate, choleric, declamatory, sharp edged, pee, make, on edge, crankier, perspire, wired, breathtaking, purge, intense, has butterflies in his stomach, eliminate, exude, wee wee.

 

Edgiest zıt anlamlı kelimeler, Edgiest kelime anlamı

Keep down : Yükselmesine engel olmak. Eziyet etmek. Bastırmak. Kontrol altına almak. Zulmetmek.