Ejected türkçesi Ejected nedir

  • Püskürtülmüş.
  • Dışarı fışkırtılmış.
  • Dışarı atılmış.
  • Dışarı çıkarılmış.
  • Boşaltılmış.
  • Kovulmuş.
  • Çıkarılmış.
  • Fışkırtılmış.
  • Fırlatılmış.
  • Dışarı boşaltılmış.
  • Atılmış çıkartılmış.
  • Defedilmiş.

Ejected ile ilgili cümleler

English: The pilot ejected his seat seconds before the plane crashed.
Turkish: Uçak kaza yapmadan saniyeler önce pilot koltuğunu fırlattı.

English: Ali rejected all of my ideas.
Turkish: Ali tüm fikirlerimi reddetti.

English: Ali rejected both proposals.
Turkish: Ali her iki öneriyi de reddetti.

English: Ali looks dejected.
Turkish: Ali keyifsiz görünüyor.

English: Ali has rejected our offer.
Turkish: Ali teklifimizi reddetti.

Ejected ingilizcede ne demek, Ejected nerede nasıl kullanılır?

Being ejected : Dışarı çıkarılmış olma. Boşaltılma. Dışarı çıkarılma. Boşaltılmış olma.

Be rejected : Reddedilmek (vize başvurusu). Kabul edilmemek.

Dejected : Süngüsü düşük. Morali bozuk. Kederlenen. Karamsar. Neşesiz. Kederli. Üzgün. Mahzun. Hüzünlü. Keyifsiz.

Dejectedness : Üzgünlük. Keyifsizlik. Mutsuzluk. Üzüntü. Depresyon. Karamsarlık.

Rejected : Reddedildi. Çıkarmak. Reddedilmiş. İstememek. Kabul etmemek. Reddetmek. Iskartaya çıkarmak. Geri çevirmek. Kusmak.

 

Ejecta : Volkan külü. Püskürük. Dışarı çıkarılan veya atılan şey.

Eject : Atmak. Uçaktan atlamak. Fışkırtmak. Kovmak. Dışarı atmak. Defetmek. Boşaltmak veya deşarj etmek. Çıkartmak. Kapı dışarı etmek. Fırlatmak.

Unanimously rejected : Tüm partilerin katılımıyla reddedilen. Kimse tarafından kabul edilmeyen. Oybirliğiyle reddedilen.

Rejected mark : Geri çevrilmiş marka. Geri çevirme bildirimi ile korunamayacağı anlaşılan marka.

The request was rejected : Talebe hayır dediler. İsteğini yerine getirme konusunda aynı fikirde değiller. Talep yerine getirilmeyecek. Talep reddedildi.

İngilizce Ejected Türkçe anlamı, Ejected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ejected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ejaculated : Haykırmak. Atılmış. Söyleyivermek. Fışkırmak. Dışarı fışkırmış. Boşaltmak. Söyleyiverilmiş. Boşalmak. Fışkırtmak.

Expulsed : Terdedilmiş. Sürülmüş. Azledilmiş. Çıkartılmış.

Outcasts : Toplum dışına itilmiş kimse. Aforoz edilmiş. Toplumdan atılmış. Kimsesiz tip. Parya. Kimsesiz. Toplumdan kovulmuş. Serseri. Toplumdan dışlanmış.

Unfixed : Belirlenmemiş. Çözülmüş. Kararlaştırılmamış. Sökülmüş.

Matter of course : İşin doğal gidişine. Kaçınılmaz son. Kaçınılmaz sonuç. Olağan iş. Tabii bir şey. Belli sonuç.

Thrown : Atılmış. Bükülmüş (ipek). Atılan. Bükülmüş.

Awaited : Bekletilmiş. Hazır olmak. Beklemek. Beklenen.

Emptied : Dökülmek. Boşaltmak. Dökmek. Tahliye etmek. İçini çıkarmak. İçini boşaltmak. Boşalmak.

Emitted : Dışarı verilmiş. Yayınlamak. İfade edilmiş. Atılmış. İfade etmek. Yayılmış. Çıkarmak. Belirtmek. İhraç edilmiş.

 

Deleted : İptal edilmiş. Silme. Silindi. Silinmiş. Silinen. Silme tarihi. Ortadan kaldırılmış. Silinme.

Ejected synonyms : hoped for, nonappointive, slung, ostracized, dismantled, flung, excreted, left offs, deported, banished, shooed, eradicated, anticipated, due, uninstalled, electoral, expelled, outcast, atomized, expellee, outcasting, decanted, unsurprising, rocked, elective, ostracised, derived, sprayed, dismissed, expectable, atomised, discharged, fired.

Ejected zıt anlamlı kelimeler, Ejected kelime anlamı

Appointive : Atama veya görevlendirme ile ilgili. Tayine bağlı.

Unexpected : Davetsiz. Ummadık. Beklenmedik. Ümit edilmeyen. Umulmadık. Beklenilmedik. Beklenmeyen. Beklenmez. Beklenilmeyen.

Surprising : Hayrete düşüren. Şaşılası. Şaşırtıcı. Hayret verici. Sürpriz.