Elektrostatik nedir, Elektrostatik ne demek
Elektrostatik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Elektriklenmiş cisimler üzerinde elektriği denge durumunda inceleyen fizik dalı

- Elektrikle ilgili.
Kimya'daki anlamı:
Durgun haldeki elektrik yüklerinden kaynaklanan olayları inceleyen fizik dalı.
İngilizce'de Elektrostatik ne demek? Elektrostatik ingilizcesi nedir?:
electrostatics
Elektrostatik kısaca anlamı, tanımı:
Elektrik : Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
Elektrostatik serpme : Zımpara taneciklerinin kâğıt veya beze yapıştırılırken yüksek gerilimli bir elektrostatik alandan yararlanılarak düzenli dağılımını sağlayan yöntem.
Cisim : Gövde, beden, vücut. Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey.
Denge : Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
İnce : Ayrıntılı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Zayıf. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.
Fizik : Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.
İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
Elektrostatik çekim : (kimya)
Diğer dillerde Elektrostatik anlamı nedir?
İngilizce'de Elektrostatik ne demek? : [Elektrostatik (die) ] n. electrostatics, study of the relationship between static electricity and electrically charged objects
adj. electrostatic
n. electrostatics
Fransızca'da Elektrostatik : électrostatique
Almanca'da Elektrostatik : n. Elektrostatik
Rusça'da Elektrostatik : n. электростатика (F)
adj. электростатический

Bu kısımda Elektrostatik nedir? Elektrostatik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Elektrostatik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Elektrostatik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.