Elephantoid türkçesi Elephantoid nedir

  • Elefantiyazise benzer, elefantiyazisle ilişkili.
  • Elefantoid.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Elephantoid ingilizcede ne demek, Elephantoid nerede nasıl kullanılır?

Elephant in the room : Kimsenin hakkında konuşmak istemediği aşikar sorun. Apaçık bir şekilde ortada olan ancak ondan kaçınmak daha kolay olduğu için diğer taraflarca görmezden gelinen ciddi sorun veya tartışmalı mesele. Salondaki fil. Odadaki fil. Görmezden gelinen aşikar gerçek. Porselen dükkanındaki fil.

Elephant seal : Etçiller (carnivora) takımının, fokgiller (phocidae) familyasından, 4-7 m kadar uzunlukta, yağı ve postu için avlanan bir tür. Denizfili. Fil foku. Fokbalığı. İri ayıbalığı. Deniz fili.

Elephant search : Filler hakkında bilgi aramak.

Elephant shrew : Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımının, sıçrarhortumlugiller (macroscelididae) familyasından, 14 cm kadar boyda, 12 cm kadar kuyruğu olan, ağzı uzamış, kanguru gibi sıçrayan, fare renginde, afrika kıyılarında yaşayan bir tür. kısa kulaklı fil faresi. Fil faresi.

Elephant shrews : Fil faresi.

Elephantiasis : Elefantiyaz. Fil hastalığı. Özellikle tropik bölgelerde görülen wuchereria bancrofti, brugia malayi veya b. timori gibi nematodların neden olduğu lenf damarlarının yangısı ve genişlemesiyle başlayan, ilerleyen dönemlerde enfekte bireylerde üşüme, ateş (elefanoit ateşi), ülser ve tüberkellerin oluşumu, depigmentasyon, yarılmalar ve deri altı bağ dokusunun çoğalıp sertleşmesi ve derinin hipertrofiye olmuş fibröz bir yangısı biçiminde, daha çok bacakların alt bölgesinin hacminin artması, bacağın fil bacağı biçimini alması gibi belirtilerin görüldüğü filaryal hastalık, bankroftiyan filaryozis, malaryan filaryozis, elefantiyazis, fil ayaklılık. herhangi bir nedene bağlı olarak dokularda meydana gelen hipertrofi ve kalınlaşma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tropik ülkelerde görülen ve bancroft solucanı denilen bir iplik solucanının meydana getirdiği hastalık. Fil ayaklılık. Elefantiyazis.

 

Elephantiasic : Elefantiyazisle ilgili. Elefantiyazik.

African elephant : Hortumlu memeliler (proboscidea) takımının, filgiller (elephantidae) familyasından, 3 m kadar yükseklikte, kulak kepçesi yelpaze gibi, afrika'da yaşayan bir tür. Afrika fili.

Elephantiases : Fil hastalığı.

Sea elephant : Denizfili. İri ayıbalığı. Deniz fili.

İngilizce Elephantoid Türkçe anlamı, Elephantoid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elephantoid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Abaksiyal.

 

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdomen : Batın. Abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Elephantoid synonyms : abdominal pain, abdominal palpation, a dna, abdominal fat necrosis, abdominal distention, abattoir.

Elephantoid ingilizce tanımı, definition of Elephantoid

Elephantoid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Resembling an elephant in form or appearance.