Elixirs türkçesi Elixirs nedir

Elixirs ingilizcede ne demek, Elixirs nerede nasıl kullanılır?

Elixir of life : Hayat iksiri. Abıhayat. Bengisu.

Elixir : Eliksir. İksir. Yaşam iksiri. Öz. Bengisu. Taşıt madde olarak alkollü su kullanılan tatlı, kokulu berrak sıvı haldeki ilaç çözeltisi.

Elixation : Isıtma. Isı ile yumuşatma. Isınma. Kaynatma. Haşlama.

Alpha helix : Alfa heliks. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proteinlerdeki en yaygın ikincil yapılardan biri olup bir polipeptit zincirinin bir ana eksen etrafında genellikle sağ el yönünde kıvrılarak ve zincir içi hidrojen bağları oluşturarak meydana getirdiği sarmal yapı, sarmal. Alfa sarmal. Proteinin ikincil yapısında bulunan ve düzenli olarak tekrarlanan sarmal yapı.

Anthelix : Antheliks. Antiheliks. (anatomi terimi) antiheliks. Kulak kepçesi içinde kavisli kıkırdak eğimi.

Double helix : Çiftli heliks. Aksi yönlerde dönen ikiz heliks. Çiftli helis. Baz çiftlerinin hidrojen bağları ile birbirine bağlanmasıyla oluşan iki sarmallı dna yapısı. Dna moleküllerinin iki doğrusal nükleotit telinin hidrojen bağlarıyla birleştiği büklümlü spiral yapısı. Çift sarmal.

Helix pomatica : Bağ salyangozu.

Cylindrical helix : Silindirik helezon. Sllindirik helis.

 

Helix step : Bir ağ ipliğinde tek iplik, kablo bükülü iplikte ağ ipliği veya örülmüş iplikte kolun aynı seviyeye gelmesi için kat ettiği uzunluk. Dolam adım.

Antihelix : Kulak kepçesi içinde kavisli kıkırdak kıvrımı. Karşı kıvrım. (anatomi terimi) antheliks. Antiheliks.

İngilizce Elixirs Türkçe anlamı, Elixirs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elixirs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arcanum : Sır. Muamma. Bileşimi sır olan ilaç. Gizem. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.

Potion : Zehir. Sihirli iksir. Bir doz ilaç. İlaç. Ağızdan kaşıkla verilen, bir veya daha fazla etkin maddeyi içeren ve tatlı lezzetli bir ilaç biçimi. İlaç dozu. Posyon. Zehirli içki.

Magic potion : Sihirli iksir.

Distillations : Damıtım. Ana fikir. Anafikir. Damıtık madde. Taktir. İmbikten çekme. Damıtma. Saflaştırma.

Elixir : Taşıt madde olarak alkollü su kullanılan tatlı, kokulu berrak sıvı haldeki ilaç çözeltisi.

Cores : İç. Çekirdek. Dolgu. Göbek. Meyve göbeği.

Substance : Substans. Sağlamlık. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. İçerik. Asıl. Doğruluk. Ana fikir. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Madde.

Compendious : Az ama öz. Net. Özet halinde. Muhtasar. Kısa. Özlü. Az ve öz.

Brusker : Kısa. Kaba. Sert. Tatsız.

Elixir of life : Abıhayat. Hayat iksiri.

Elixirs synonyms : philosophers' stone, philosopher's stone, cure all, distillates, panacea, contenting, bio, brusk, core, compact, compendiums, potions, distillate, nostrum, catholicon, distillation, bruskest, crux, content.