Elixir türkçesi Elixir nedir

  • İksir.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Bengisu.
  • Yaşam iksiri.
  • Öz.
  • Taşıt madde olarak alkollü su kullanılan tatlı, kokulu berrak sıvı haldeki ilaç çözeltisi.
  • Eliksir.

Elixir ile ilgili cümleler

English: The pharmaceutical company is looking for the Elixir of Life to stop the ageing process.
Turkish: İlaç firması yaşlanma sürecini durdurmak için hayat iksirini arıyor.

Elixir ingilizcede ne demek, Elixir nerede nasıl kullanılır?

Elixir of life : Bengisu. Abıhayat. Hayat iksiri.

Elixirs : Eliksir. Öz. Bengisu. Yaşam iksiri. İksir.

Elixation : Haşlama. Isınma. Isıtma. Kaynatma. Isı ile yumuşatma.

Alpha helix : Proteinin ikincil yapısında bulunan ve düzenli olarak tekrarlanan sarmal yapı. Alfa sarmal. Proteinlerdeki en yaygın ikincil yapılardan biri olup bir polipeptit zincirinin bir ana eksen etrafında genellikle sağ el yönünde kıvrılarak ve zincir içi hidrojen bağları oluşturarak meydana getirdiği sarmal yapı, sarmal. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alfa heliks.

Anthelix : (anatomi terimi) antiheliks. Antiheliks. Antheliks. Kulak kepçesi içinde kavisli kıkırdak eğimi.

Cylindrical helix : Sllindirik helis. Silindirik helezon.

Helix pomatica : Bağ salyangozu.

Felix mendelssohn : Alman besteci. Jakob ludwig felix mendelssohn bartholdy (1809-1847).

 

Felix : Erkek ismi.

Double helix : Dna moleküllerinin iki doğrusal nükleotit telinin hidrojen bağlarıyla birleştiği büklümlü spiral yapısı. Aksi yönlerde dönen ikiz heliks. Çiftli heliks. Çift sarmal. Baz çiftlerinin hidrojen bağları ile birbirine bağlanmasıyla oluşan iki sarmallı dna yapısı. Çiftli helis.

İngilizce Elixir Türkçe anlamı, Elixir eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elixir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compendiums : Kısaltma. Dergi. Mecmu. İnceleme. Hülasa. Kısa ve detaylı özet. İcmal. Özet.

Elixir of life : Hayat iksiri. Abıhayat.

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Abaksiyal. Aks kemiği dışında.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Content : Hoşnut etmek. İçerik. Kapsam. Mutlu etmek. Doyurmak. Memnun. Doygun. Anlam yükü. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır.

Bio : Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili. Canlı. Biyografi. Yaşam. Biyo. Hayat. Diri. Öz (yunanca).

Compact : Küçük otomobil. Sözleşme. Anlaşma. Sıkılaştırmak. Yoğunlaştırmak. Kompakt. Sıkıştırmak. Sözleşmek. Yoğun. Sıkıca paketlenmiş.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

 

Potions : Bir doz ilaç. Zehirli içki. İlaç dozu. İlaç. Posyon. Sihirli iksir.

Elixir synonyms : philosopher's stone, philosophers' stone, elixirs, abdomen, abdominal palpation, cure all, core, a crochordon, abdominal pain, magic potion, crux, distillation, distillates, a c deformity, abdominal distention, substance, abattoir, contenting, a dna, nostrum, distillations, brusker, a clay, potion, compendious, distillate, cores, panacea, catholicon, a amplitude mod, abdominal ovariectomy, a c syndrom, brusk.

Elixir ingilizce tanımı, definition of Elixir

Elixir kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tincture with more than one base. A compound tincture or medicine, composed of various substances, held in solution by alcohol in some form.