Elk nedir, Elk ne demek

Elk; hayvan bilimi alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik

Elk hakkında bilgiler

Sığın, sığın geyiği, taçboynuzlu geyik ya da mus (Alces alces), geyikgiller (Cervidae) familyasının ve karacagiller (Capreolinae) alt familyasının monotipik Alces cinsinden, Kuzey Avrasya ile Kuzey Amerika'da yaşayan, kürek boynuzlu ve boynu sakallı, yarı sucul iri bir geyik türü. Yaşayan geyik türleri içinde en iri olanıdır. Diğer geyik türlerinin aksine yalnızcıl bir hayvandır ve sürü oluşturmazlar. Hantal ve yavaş olsa da ürktüğünde ya da kızdırıldığında şaşırtıcı biçimde hızlı ve saldırgan olabilmeleriyle ünlüdür. Sonbaharda, Eylül ve Ekim aylarındaki çiftleşme döneminde erkekler arasında sık sık kavga çıkar. Gündüzleri beslenen sığınların ana düşmanları kurt, ayı ve insandır. En fazla sığın barındıran ülkeler içinde ilk sırayı Kanada (500 000 ~ 1 000 000) alır ve onu sırasıyla Rusya (700 000 ?), İsveç (300 000 ~ 400 000 ), Norveç (120 000), Finlandiya (115 000) izler. 19. yüzyıl ortalarına kadar Kafkasya'da oldukça yaygın olan ve Türkiye'de de görülen Alces alces caucasicus (Kafkas sığını) alt türünün popülasyonu bu tarihten sonra aşırı avlanma ve yaşam alanlarının yok olması yüzünden azalmaya başlamış ve nihayet iki asır önce 1810 yılında soyu tamamen tükenmiştir. Türkçede ala sığın adı alageyik (Dama dama) için kullanılır. Türkçe yazılı kaynaklarda yalın olarak sığın adı alageyik anlamında da geçmektedir. Alageyik (Dama dama) Anadolu-İran kökenli olup Orta Asya'da bulunmaz. Türk Dil Kurumunun eski Osmanlıca yazılı kaynaklardan tarama yoluyla toparladığı Tarama Sözlüğünde ṣıġın / sıġın (ya da ṣıġın geyik, ṣıġın geyigi) kelimesi "yabani geyik ve sığır" olarak tanımlanmıştır. XVIII yüzyıl Osmanlı Coğrafya yazarı Uluslu İbrahim Hamdi Efendinin el yazmasındaki sığın geyiği adı çevirmeni tarafından günümüz Türkçesine Cervus elaphus olarak çevrilmiş. Azericede hem sığın hem de sığır biçimi geçer. Kırım Tatarcasında sığın / сығын kelimesi geyik anlamındadır.

 

Elk anlamı, tanımı

Geyikgiller : Geviş getirenlerden geyik, alageyik, karaca vb. hayvanları içine alan bir familya

Alt familya : Bir familyanın içinden ayrılan ikinci derecede bir familya.

Gündüzleri : Gündüz vakti. Her gün.

El yazması : Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap.

Popülasyon : Varlık. Nüfus.

Çiftleşme : Çiftleşmek işi.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Saldırgan : Başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan (devlet, kimse, hayvan), agresif, mütecaviz.

Osmanlıca : Osmanlı Türkçesi. Osmanlının tavrı ve hareketleri gibi.

Çevrilmiş : Şişte kızartılmış.

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Gündüzler : Edirne şehri, Keşan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İçel şehrinde, Silifke belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Yozgat ilinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Monotipik : Cinsin tek bir tür ya da bir familyanın tek bir cinsle temsil edilmesi durumu. Türün alt türlerinin olmaması. Sadece bir alt birime sahip olan taksonomik bir birim.

Beslenen : Sönümsüz.

Türkçesi : Açıkçası.

Sonbahar : Kuzey yarım kürede eylül, ekim ve kasım aylarını içine alan süre, güz, hazan, bağ bozumu. Yaşlılık dönemi.

Boynuzlu : Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.

Olabilme : Olabilmek işi veya durumu.

Çevirmen : Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman. Herhangi bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, mütercim.

Coğrafya : Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü.

Diğer dillerde Elizabeth dönemi sahnesi anlamı nedir?

İngilizce'de Elizabeth dönemi sahnesi ne demek ? : elizabethan stage