Encages türkçesi Encages nedir

Encages ingilizcede ne demek, Encages nerede nasıl kullanılır?

Encage : Kafeslemek. Kafese koymak. Kafese kapamak.

Encaged : Kafese koymak. Kafese kapatılımış. Kafese konulmuş. Kafeslemek.

Encaging : Kafese konma. Kafese koymak. Kafeslemek. Kafese kapatma.

Encaenia : Kilise kutsama töreni. Anma töreni.

Encamp : (ordu) kamp kurmak. Kampa yerleştirmek. Kamp yapmak. Ordugah kurmak. Kamp kurmak.

Encampment : Düşerge yeri. Düşerge. Ordugah. Kamp yeri. Kamp. Karargah.

Encapsidation : Bir protein kalıbındaki virüs genetik malzemesinin çevrilmesi.

Encamped : Kamp kurmak. Kampa yerleştirmek. Ordugah kurmuş. Kamp kurmuş.

Encapsulate : Kapsamak. Özetlemek. Sarmalamak. Kısa ve öz biçimde açıklamak. İçermek.

Encapsulates : Kapsamak. Özetlemek. Sarmalamak. Kısa ve öz biçimde açıklamak. İçermek.

İngilizce Encages Türkçe anlamı, Encages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Encages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Occupied : Meskun. Meşgul. Dolu.

Caging : Hapsetmek. Buz hokeyinde sayı yapmak.

Mewed : Miyavlama. Miyav. Martı. Miyavlamak. Hapsetmek. Miyavlar gibi ses çıkarmak (martı). Kafes (atmaca).

Cage : Kafes. Koruma kafesi. Çekiç atma ile disk atmada, yarışçıları, görevlileri, izleyenleri korumak için, atma döngülerinin çevresine ağzı atış yönüne doğru c harfi biçiminde yerleştirilen ağlı kafes. Düşerge. Kamp.

 

Act : Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Numara yapmak. Eylem. Etki etmek. -e etkimek. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Bölüm. Numarası yapmak.

Prosecute : Kovuşturma açmak. Sürdürmek. -e devam etmek. İlerletmek. Dava açmak. Hakkında kovuşturma açmak. Aleyhinde dava açmak. Savcılık yapmak. Devam etmek. Yürütmek.

Bamboozling : Kandırmak. Aldatmak. Şaşırtmak. İşletmek. Yamuk yapmak. Üçkağıda getirmek. Kazıklamak.

Commit : Adamak. Emanet etmek. İşlemek. Suç işlemek. Kalkışmak. Söz vermek. Vaat etmek. Komisyona sunmak. Taahhüt etmek. Yapmak.

Pursue : Ardına düşmek. Peşinde koşmak. Peşini bırakmamak. Sürdürmek. İzlemek. Aramak. Takip etmek. Kovalamak. Yürütmek. Peşinde olmak.

Cooping : Tıkmak. Hapishane. Kapamak. Kafes. Kooperatif. Kodes. Kümese sokmak. Kümes.

Encages synonyms : politick, busy, cooped, coops, deceive, encaged, practice, bamboozles, deceives, move, gulled, gull, close, mew up, deceived, encage, coop up, bamboozle, coop in, caged, mew, cages, coop, encaging.

Encages zıt anlamlı kelimeler, Encages kelime anlamı

Refrain : Kendini tutmak. Frenlemek. Sakınmak. Çekinmek. Alıkoymak. Geri durmak. Nakarat. Kaçınmak.

Idle : Boşa geçen. Tembel. Gereksiz. Aylak. Avare. Boşta olmak. Boş gezmek. Başıboş. Çalışmayan.