Enclitic türkçesi Enclitic nedir

  • Birleşen.
  • Sonu bağlımlı.
  • Enklitik.
  • Önceki sözcükle birleşen kelime.

Enclitic ingilizcede ne demek, Enclitic nerede nasıl kullanılır?

Enclitically : Ekli olarak. Önceki sözcükle birleşerek. Bitişik olarak.

Enclitics : Enklitik. Birleşen. Önceki sözcükle birleşen kelime. Sonu bağlımlı.

Encl : Ekli. İlişik. Bir mektuba iliştirilmiş (ilave bir evrak veya mektup). Enclosed (ilişik).

Enclasp : Sarmak. Kucaklamak.

Enclasping : Sıkıca tutma. Kavrama. Toka koyma. Toka ile tutturma. Sarmak. Kucaklamak. Kopça ile tutturma.

Enclosed basin : Dar ya da geniş, her yanından kapalı, ancak kökenleriyle ayrımlı çukur alanlara verilen ad. Kapalı çöküntü.

Enclose : Çevrelemek. Hapsetmek. Çevresini sarmak. Eklemek. Kapsamak. Etrafını çevirmek. İçermek. Kuşatmak. Çit ile çevirmek. Kapatmak.

Enclosed : İliştirilmiş. Kapalı. Ekli (dosya vb). Ekli. Ekteki. Etrafı çevrili. Çevrelenmiş. Kapanmış. İlişik. Kuşatılmış.

Enclaves : Yerleşme bölgesi. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Anklav. Enklav. Kuşatılmış toprak. Kapanım. Etrafını çevirmek. Yerleşim bölgesi. Dışa kapalı yerleşim bölgesi.

Enclose in the letter : Mektuba iliştirilmiş.

İngilizce Enclitic Türkçe anlamı, Enclitic eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Enclitic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confluent : Bir başka akarsuyla birleşen akarsu. Birlikte akan. Birbirine karışan. Birbirine karışan akarsu. Birbirine akarak birleşen (akarsu vb). İki akarsuyun birbirine karıştığı, birinin ötekine eklendiği yer. Bitişik mukozit. Akarsu kavşağı.

Component : Kimyasal bileşikleri oluşturan daha yalın bileşikler ya da öğeler. Bölük. Bileşen. Unsur. Bileşken. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Komponent. Bir bilgisayar donanımını oluşturan en küçük herhangi bir öğe. bileşen sözcüğü de kullanılmaktadır. Katkı maddeleri de dahil olmak üzere, gıdanın üretiminde ve hazırlanmasında kullanılan ve son üründe bulunan maddeler. (tamamlayıcı) parça.

Joined : Birleşik. Birleşmiş. Birleştirilmiş. Bağlanmış. Birleştirilen. Üye olarak kabul edilmiş kişi ile ilgili. Ekli. Kaynaştırılmış. Çatık.

Great circle : Büyük daire. Geniş çevre. Büyük çember.

Connivent : Yaklaşan. Birbiriyle birleşen.

Concurrent : Aynı zamanda oluşan. Kesişen. Anlaşma içinde. Yardımlaşan. Anlaşmış. Mutabakata dayalı. Eşzamanlı olan. Rastlantısal. Mutabık.

Enclitic synonyms : enclitics.

Enclitic ingilizce tanımı, definition of Enclitic

Enclitic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Said of a word or particle which leans back upon the preceding word so as to become a part of it, and to lose its own independent accent, generally varying also the accent of the preceding word. Subjoined. A word which is joined to another so closely as to lose its proper accent, as the pronoun thee in prithee (pray thee). Affixed.