Enclasp türkçesi Enclasp nedir

Enclasp ingilizcede ne demek, Enclasp nerede nasıl kullanılır?

Enclasping : Sıkıca tutma. Toka ile tutturma. Toka koyma. Sarmak. Kopça ile tutturma. Kucaklamak. Kavrama.

Enclave : Etrafını çevirmek. Yerleşme bölgesi. Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Kapanım. Anklav. Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Kuşatılmış toprak. Yerleşim bölgesi.

Enclavement : Enklavman.

Enclaves : Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Anklav. Enklav. Yerleşme bölgesi. Kapanım. Kuşatılmış toprak. Etrafını çevirmek. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Yerleşim bölgesi.

Customs enclaves : Gümrükdışı yerler. Açık liman, bölge ve yerler ile, gümrüklenmiş mallara ayrılan arakoruncak ya da bu tür malların konulmasına gümrükçe izin verilmiş yerler.

Brussels tariff nomenclature : Brüksel gümrük tarifesi nomenklatürü. Brüksel gümrük işbirliği konseyince 1950 yılında hazırlanmış bir uluslararası eşya sınıflandırma sistemi. krş. uyumlaştırılmış tarife sınıflandırma sistemi. Brüksel tarife sınıflandırma sistemi. Brüksel tarife nomanklatörü. Brüksel tarife nomenklatürü.

Nomenclatures : Adlar dizini. İsimler. Terminoloji.

 

Nomenclator : Kelimeler listesinden oluşan kitap. (eski kullanım) misafirlerin isimlerini yüksek sesle okuyarak anons eden kimse. Resmi isimler ve terimler tahsis eden kimse (özellikle bilimsel alandaki maddeleri sınıflandırmak için kullanılan). Nomenklator.

Nomenclatural : İsimler ve terimler sistemine ait veya ilgili (özel toplumda, meslekte, vs. kullanılan).

Brussels nomenclature : Brüksel mal bölümleme çizelgesi. Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge.

İngilizce Enclasp Türkçe anlamı, Enclasp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enclasp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enclose : İliştirmek. Çevirmek (duvar veya çit vb ile). Çevrelemek. Çevresini sarmak. Kapsamak. İçine koymak. Çevirmek. Kuşatmak. Çit ile çevirmek.

Bandaged : Sarılı. Sargılı. Bandajlı. Bandajlamak. Bağlamak.

Binds : Ciltlemek. Usandırmak. Bağlamak. Sargılamak. Donmak (beton). Tutmak. Engel olmak. Tutturmak.

Close in : Ortalık kararmak. Karanlık basmak. Kuşatmak. Kısalmak (günler).

Enwrap : Dolamak. Tuzağa düşürmek.

Capsule : Kapsül içine kapatmak. Kapak. Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan, genellikle porselenden yapılmış kap. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kısa. İlaç kapçığı. Kapsül. Çanak. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf. Çanak (laboratuvar ).

Cover : İstila etmek. Kapak. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Karşılık. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Korumak. Kapatmak. Güvence. Yetmek. Kılıf.

 

Caressed : Okşamak. Sevmek. Öpmek.

Tube : Deney tüpü. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Alıcı ışıtacı. Boru. İçlastik. Tüp. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Package : Bir ana yapım merkezinde gerçekleştirilip herhangi bir gereç üzerine saptandıktan sonra yayınlanması için bölge televizyonlarına ya da yabancı televizyonlara gönderilen izlence. bir yapımcının gerçekleştirip satışa hazır olarak beklettiği izlence. Ambalajlamak. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Paketlemek. Koli. Paket. Kırılıp dökülmesini önlemek amacıyla malın içine koyulduğu kap ya da sarıldığı nesne. İçindeki eşyayı dış etkilerden koruyarak bir arada tutan, dağıtım ve pazarlamayı kolaylaştıran ve içeriği hakkında tüketicilere bilgi veren çeşitli maddelerden üretilmiş sargı, kutu veya kaplar. Denk. Gıda maddelerini, dış etkenlerden koruyan, pazarlama sırasında, üzerindeki işaret ve etiketiyle ürünü tanıtan, ayrıca dağıtım ve depolama sırasında taşıma kolaylığı sağlayan, kağıt, karton, plastik vb. materyallerden yapılmış dış örtü.

Enclasp synonyms : capsulise, shut in, benight, box, sheathe, caresses, batch, bundle, caress, case, cuddles, cocoon, clasping, bosomed, shroud, appeal, clasps, crate, sack, bosom, bathe, capsulate, beset, begird, canoodling, pack, wrap, cuddle, enshroud, bind, cannodle, envelop, besets.

Enclasp zıt anlamlı kelimeler, Enclasp kelime anlamı

Uncover : Deşifre etmek. Örtüsünü kaldırmak. Meydana çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Şapka çıkarmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Örtüsünü açmak. Açmak. Kapağını açmak.

Unsheathe : Kınından çıkarmak.

Unpack : Paketi açmak. Açıp içinden çıkarmak. Açmak (paket vb). Açıp boşaltmak (bavul vb'ni). Ambalajından çıkarmak. Ambalajdan çıkarmak. Paket çözmek. Bavuldan çıkarmak. (paket vb.) açmak.

Enclasp antonyms : unbox, uncrate.

Enclasp ingilizce tanımı, definition of Enclasp

Enclasp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To clasp. [Bakınız: Inclasp].