Encl türkçesi Encl nedir

  • İlişik.
  • Enclosed (ilişik).
  • Bir mektuba iliştirilmiş (ilave bir evrak veya mektup).
  • Ekli.

Encl ile ilgili cümleler

English: There are many kinds of animals inside this enclosure.
Turkish: Bu bölgede birçok hayvan türü var.

English: Enclosed is a copy of the bank transfer receipt.
Turkish: Banka dekontunun bir kopyası eklidir.

English: Please find enclosed my resumé.
Turkish: Lütfen ekli öz geçmişimi bul.

English: I have enclosed your order form.
Turkish: Sipariş formunuzu ekledim.

Encl ingilizcede ne demek, Encl nerede nasıl kullanılır?

Enclasp : Kucaklamak. Sarmak.

Enclasping : Kavrama. Kucaklamak. Toka ile tutturma. Toka koyma. Kopça ile tutturma. Sıkıca tutma. Sarmak.

Enclave : Yerleşim bölgesi. Anklav. Kuşatılmış toprak. Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Enklav. Bütünüyle ya da büyük bölümüyle komşu devletin topraklarıyla çevrilmiş ülke. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Kapanım. Yerleşme bölgesi.

Enclavement : Enklavman.

Enclaves : Enklav. Anklav. Yerleşim bölgesi. Etrafını çevirmek. Kapanım. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Yerleşme bölgesi. Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Kuşatılmış toprak. Dışa kapalı yerleşim bölgesi.

Enclitics : Sonu bağlımlı. Önceki sözcükle birleşen kelime. Birleşen. Enklitik.

 

Enclitic : Sonu bağlımlı. Önceki sözcükle birleşen kelime. Enklitik. Birleşen.

Enclosed basin : Dar ya da geniş, her yanından kapalı, ancak kökenleriyle ayrımlı çukur alanlara verilen ad. Kapalı çöküntü.

Enclosed : Örtülü. Etrafı çevrili. İliştirilmiş. Kuşatılmış. Kapanmış. Ekli (dosya vb). İlişik. Ekli. İlişikte gönderilen. Kapalı.

Enclosable : Çevrelenebilir. İliştirilebilir. Kapanabilir. Sarılabilir. İlişikte gönderilebilir. Kapatılabilir. İçine alınabilir. Çevresi sarılabilir. Zarf içine konulabilir. Kuşatılabilir.

İngilizce Encl Türkçe anlamı, Encl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Encl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enclosed : Ekteki. Ekli (dosya vb). İlişikte gönderilen. Kapalı. İlişikteki. Çevrelenmiş. Etrafı çevrili. Kapanmış.

Accompanying : Leffen. Refakat etmek. Refakat. Beraberindeki. Melfuf. Birlikte olan. Eşlik eden.

Organic compound : Canlı maddeden eldi edilen bileşik. Organik bileşik. Canlı organizmanın özelliklerini gösteren ve karbon kapsayan bileşikler.

Leprosy : Lepra. Cüzzam. Sinir uçlarını etkileyip duyu kaybına yol açan bulaşıcı hastalık. İnsanlarda mycobacterium lepra’nın oluşturduğu deri, mukoza ve sinirlerde granülomlu doku reaksiyonlarıyla belirgin hastalık, lepra. Cüzam. Cüzzam hastalığı.

Hung : Ortak bir karara varamayan (bir jüri). Askıda. Asma. Saplanmış. İliştirilmiş. Mahsur kalmış. Ortak bir karara varamayan. Penisi büyük olmak. Asılmış.

Added : Katılmış. Katma. Eklendi. Eklenmiş. Munzam. İlave edilmiş.

Inserted : Gömülü. (bilgisayar) başka iki obje arasına yerleştirilmiş (metin imaj vs). Eklendi. İçine konulmuş. İçine yerleştirilmiş. İlaveli. İlave edilmiş. Gömme. Eklenmiş.

 

Attached : Çatak. Sabit. Takılı. Bağlı. İlişikteki. Sevgiyle bağlı. Bitişik. Bitişmiş.

Accrete : Birleşmek. Büyümek. Eklenip büyümek. Artmak. Birleşmiş. Yapışmak. Katılımlarla büyümek. Eklemek.

Pertaining : İlgili olmak. Uymak. Ait olmak. Uygun olmak. Dair olmak. Yakışmak.

Encl synonyms : erythema nodosum leprosum, hansen's disease, relation, added to, affixed, connection, annexed, joined, germane, adjoined, enc, addin, erythema nodosum.