Ene l hak nedir, Ene l hak ne demek

Ene l hak; Yazın alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

"Ben Tanrı'yım". Bütün varlıkların bir ve birlik olduğuna inananların, Tanrı'yı kendi benliklerinde, gönüllerinde sezen tasavvuf ulularının Tanrı sevgisiyle coşup kendilerinden geçtiklerinde söyledikleri: "Daim ene-l-Hak söylerem çü Hak'tan mansur olmuşam" (Seyyit Nesimi). bk. tasavvuf.

Ene l hak kısaca anlamı, tanımı

Ene : Şaşma bildirir ünlem. Beygir, katır, eşek gibi hayvanların damağında, ön dişlerinin arkasında meydana gelen şişkinlik. Evet, öyle. Cumartesi. Resim

L : Türk alfabesinin on beşinci sırasında yer alan ve Le adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ötümlü diş eti-avurt ünsüzünü gösterir. Romen rakamları dizisinde 50 sayısını gösteren işaret. Lösin amino asit. Özel molekül konfigürasyonunu gösteren ön ek (L-glikoz). Ribozomun büyük alt birimindeki proteinler. Litre.

Hak : Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.

Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.

 

Tasavvuf : Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.

Mansur : Mantar. Tanrı’nın yardımıyla galip, üstün gelmiş.

Haktan : Allah'tan gelen, Allah'ın verdiği.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

Nesimi : Yumuşak huylu.

Geçtik : Geçen (gün, hafta, ay, sene için).

Seyyit : Arapça kökenli seyyid: seyit.

Benlik : Bir kimsenin öz varlığı, kişiliği, onu kendisi yapan şey, kendilik, şahsiyet. Kendi kişiliğine önem verme, kişiliğini üstün görme, kibir, gurur.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Sevgi : İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

 

Sezen : Duyan, hisseden, anlayan, sezgili.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Diğer dillerde Ene l hak anlamı nedir?

Osmanlıca Ene l hak : tasavvuf