Enemy türkçesi Enemy nedir
Enemy ile ilgili cümleler
English: Ali spent some time behind enemy lines.
Turkish: Ali düşman hatlarının gerisinde biraz zaman geçirdi.
English: An enemy ship is approaching.
Turkish: Bir düşman gemisi yaklaşıyor.
English: A man with an intelligent enemy is better off than someone with a stupid friend.
Turkish: Akıllı bir düşman aptal bir arkadaştan daha iyidir.
English: After our first attack, the enemy fled.
Turkish: İlk saldırımızdan sonra düşman kaçtı.
English: An enemy of an enemy is not necessarily an ally.
Turkish: Bir düşmanın bir düşmanı mutlaka bir müttefik değildir.
Enemy ingilizcede ne demek, Enemy nerede nasıl kullanılır?
Enemy alien : Düşman uyruklu şahıs.
Enemy army : Düşman ordusu.
Enemy lines : Düşmanları ayıran hatlar veya bariyerler. Düşman hatları.
Enemy of israel : Düşmanı. Den nefret eden veya zarar vermeyi isteyen (bir kimse, grup veya ülke).
Enemy state : Düşman ülke.
Deadly enemy : Can düşmanı.
The old enemy : Şeytan.
Arch enemy : En büyük düşman. Baş düşman. Şeytan.
Mortal enemy : Can düşmanı.
Make an enemy of somebody : Düşmanlığını kazanmak. Düşman etmek.
İngilizce Enemy Türkçe anlamı, Enemy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enemy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adversaries : Rakip. Düşmanlar. Muhalif. İblis. Karşı kimse.
Rival : Rekabet etmek. İle aşık atmak. Rakip. Aşık atmak. Çekişmek. Rakip olmak. İle rekabet etmek. ... kadar ... olmak. -e rakip olmak.
Opposer : Muhalefet eden kimse. Muhalefet eden. Karşıt olan kimse. Rakip.
Hostile : Muhalif. Düşmana ait. Düşmana özgü. Düşmanca. Dövüşken. Saldırgan. Hasmane.
Encounterers : Karşı çıkan. Beklenmedik bir şekilde başka bir kimseyle karşılaşan kimse. Karşı. Muhalif kimse. Zıt. Muhasım. Karşılaşan. Karşı karşıya gelen.
Encounterer : Karşıki. Karşıt. Karşı. Karşı çıkan. Beklenmedik bir şekilde başka bir kimseyle karşılaşan kimse. Karşı karşıya gelen. Zıt. Muhasım. Muhalif kimse.
Force : Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). Zorlamak. İcbar etmek. Kuvvet. Irzına geçmek. Yükseltmek (fiyat). Güç. Mecbur etmek. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zorlama.
Opponent : Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Bir kılıçoyuncusuyle yarışma yapan öteki oyuncu. Muhalif. Karşı. Karşıt kişi. Rakip. Karşıtçı.
Foe : Rakip.
Adversary : Muhalif. Rakip. Muhalif kişi. Karşı kimse. İblis. Şeytan. Aleyhtar. Hasım taraf.
Enemy synonyms : military group, foeman, opposing forces, adversarial, foes, inimical, rivaled, military unit, military force, antagonist, enemies, hostiles, antagonistic, opposition, at enmity with, resister, antagonists, the enemy, besieger.
Enemy zıt anlamlı kelimeler, Enemy kelime anlamı
Agonist : Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi). Agonist. Aynı yönde etki yapan. Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi).
Friend : Destek. Arkadaş. Yoldaş. Yaren. Ahbap. Dost. Can. Tanıdık. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Yardımcı.
Enemy ingilizce tanımı, definition of Enemy
Enemy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hostile. Inimical. One who hates, and desires or attempts the injury of, another. One hostile to another. A foe. As, an enemy of or to a person. An enemy to truth, or to falsehood. An adversary.

Bu kısımda Enemy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enemy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enemy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enemy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.