Engineries türkçesi Engineries nedir

  • Müşterek olarak çalışan motorlar içeren mekanizma.
  • Savaş araç gereçleri.
  • Makine.

Engineries ingilizcede ne demek, Engineries nerede nasıl kullanılır?

Enginery : Makine. Savaş araç gereçleri. Müşterek olarak çalışan motorlar içeren mekanizma.

Engine block : Motor bloğu. Motor bloku. Silindir bloku. Motor gövdesi. Makine bloğu. Makine bloku. Makine gövdesi.

Engine bonnet : Motor kaputu.

Engine breakdown : Motor arızası. Motorun bozulması. Motor bozulması.

Engine builder : Motor montörü.

Engine fitter : Makine-motor ustası. Montör.

Engine fumes : Egzos dumanı.

Engine manual : Bir motorun yapısını ve çalışma prensibini tanımlayan teknik kitapçık. Motor el klavuzu.

Engine fixed parts : Motorun sabit parçaları. Motorun durağan parçaları. Motorun yuvgular ve yağlıktan olu|an devinmeyen parçaları.

Engine output : Motor çıkışı. Motor gücü. Motor verimi.

İngilizce Engineries Türkçe anlamı, Engineries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Engineries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Machine : Araba. Çark. Makinede işlemek. İşleteç. Makine ile işlemek. Makine ile yapmak. Makine ile biçim vermek. Öndürmek. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt.

 

Apparatus : Teçhizat. Vasıta. Apparatus. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Araçlar. Ekipman. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar. Levazım. Malzeme. Aygıt, cihaz, alet.

Device : Alet. Araç. Cihaz. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Nisan. Aparat. Eğilim. Plan. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler.

Motor : Çeşitli biçimlerdeki erkeyi mekanik erkeye çeviren aygıt. (daha çok elektrik motoru anlamına kullanılır). Motor. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Otomobil. Otomobille götürmek. Otomobille gitmek. Araç. Taşıt. İtici güç.

Gadget : Hile. Küçük aygıt. Zımbırtı. Becerikli alet. Üçkağıt. Dalgametre. Küçük alet. Dalga. Değersiz şeyler. Marifetli küçük araç.

Engine : Bir yakıtın kimyasal erkesini yanma yoluyla mekanik erkeye dönüştüren aygıt. Motor. Motor numarası. İtfaiye arabası. Cihaz. Makine takmak. Motor egzos gazı. Alet edevat. Taşıt motoru.

Contraption : Hüner. Tertibat. Acayip alet. Garip alet. Garip makine. Zamazingo. Zımbırtı. Mekanizma.

Machines : Mekanizma.

Devices : Alet. Nişan. Cihaz. Aygıtlar. Hile. Arma. Eğilim. İşaret. Oyun.

Machinery : Makine aksamı. Sahne aygıtı. Düzenek. Sahnede kullanılan her türlü aygıt. Mekanizma. Sistem. Makineler. Oluş işleyiş biçimi. Makine araç gereçleri. Makinalar.

Engineries synonyms : car, apparatuses, enginery, contraptions, engines.