Engulfs türkçesi Engulfs nedir
- İçine çekmek.
- Dalıp gitmek.
- Girdaba çekmek.
- Yutmak.
- Yutulmak.
- Tamamen sarmak (alevler vb).
Engulfs ingilizcede ne demek, Engulfs nerede nasıl kullanılır?
Engulf : Yutmak. İçine çekmek. Yok etmek.
Engulfed : İçinde kaybolmuş. Yutulmak. Yutmak. İçine çekmek. Dalıp gitmek. Girdap içine çekilip yutulmuş. Yutulmuş.
Engulfing : Yutma. Yutmak. Yutulmak. İçine çekmek. Dalıp gitmek.
Cape penguin : Gözlüklü penguen. Penguenler (sphenisciformes) takımının, penguengiller (spheniscidae) familyasından, 55 cm kadar uzunlukta, sırtı mavimsi kara, güney amerika'dan güney afrika'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür.
Crested penguin : İbikli penguen.
Dengue : Dang humması. Dang. Eklem ağrılı ateşli bulaşıcı hastalık. Dengue ateşi. Şiddetli eklem ve adale ağrıları veren ateşli ve bulaşıcı hastalık. Sivrisineklerle taşınan, viruslu ve bulaşıcı sıcak ülkeler hastalığı. Kızıl. Sivrisineklerin bulaştırdığı viral bir hastalık.
Dengue fever : Dang humması. Dang hastalığı. Dengue ateşi.
Penguin suit : Frak.
King penguen : Penguenler (sphenisciformes) takımının, penguengiller (spheniscidae) familyasından, 1 m'den daha uzun, sırtı mavimsi kara, karnı beyaz, göğsü turuncu renkte, falkland adalarında yaşayan bir kuş türü. Kral penguen.
Gentoo penguin : Her gözünün üstünde beyaz benekleri olan ve su altında en hızlı yüzen antarktika'ya özgü penguen. Papua pengueni.
İngilizce Engulfs Türkçe anlamı, Engulfs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Engulfs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absorbs : İşgal etmek. Anlamak. Sönümlemek. Çekmek. Devralmak. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Kavramak. Özümsemek. Karşılamak (masrafı).
Be lost in thought : Düşünceye dalmak. Dalmak. Dalgın olmak. Düşünürken dalıp gitmek. Derin derin düşünmek.
Ruminates : Geviş getirmek. Kurmak. Kafa patlatmak. Düşünmek. Üzerinde düşünmek. Tasarlamak. Uzun uzun düşünmek. Uzun uzadıya düşünmek. Düşünüp taşınmak.
Ingest : Mideye indirmek. Yemek.
Plunge : Suya daldırmak. Dalma. Daldırmak. Dalış. Suya dalmak. Düşmek. Fırlamak. Altüst edilmek. Dalmak. Büyük oynamak (kumar).
Imbibes : Kafa çekmek. Emmek. Özümsemek. Öğrenmek. Soğurmak. Massetmek. Kapmak. İçmek.
Fantasize : Fantezi kurmak. Hayal etmek. Hayal kurmak. Hayalinde yaratmak.
Be engrossed in : İle meşgul. Kendini kaptırmak. Dalmak.
Rivet : Kenet mili. Konsantre olmak. Perçin. Bir noktaya dikmek. Perçinlemek. Bağlamak. Perçinle tutturmak. Perçin cıvatası. Sıkıca bağlamak. Dikmek (göz).
Center : Ilımlı kimse. Orta. Çevresinde dönüp dolaşmak. Orta alan. Ilımlı politik görüş. Kubbe inşaat desteği. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Bkz.centre. Ortasını almak. Kemer inşaat desteği.
Engulfs synonyms : immerse, enclose, concentrate, wrap, drink, ingulfing, focus, aspirating, fantasise, engorge, ingulf, buys, ruminate over, drink in, imbibe, gaze upon, ingests, enfold, fantasizing, elide, choke down, steep, buy into, fantasized, aspirate, pore, gaze on, ruminate about, ingesting, fantasizes, eliding, engulfed, elides.

Bu kısımda Engulfs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Engulfs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Engulfs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Engulfs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.