Epistaxis türkçesi Epistaxis nedir

  • Burun kanaması.
  • Epistaksis.
  • Epistaksi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Burun kanaması (tıp veya medikal terimi).

Epistaxis ingilizcede ne demek, Epistaxis nerede nasıl kullanılır?

Epistasis : Bir geni bağlantısız diğer bir genin etkisiyle dışarda tutma (genetik). Bir genin alleli olmayan başka bir gen üzerinde örtücü etki yapması. Bir karakterin ortaya çıkmasından sorumlu olan farklı genler arasında baskılayıcı etkilerin olması durumu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Br salgının durması veya tıkanması (tıp veya medikal terimi). Epistazis. Epistazi. Başatlık. Baskılama.

Epistat : Başat.

Epistate gene : Bir karakterin ifade edilmesinden sorumlu, farklı genler arasında baskın etkisi olan gen. Epistat gen.

Epistemic : İnsan bilgisi veya anlaması çalışmalarına ait. Hakikatle ilgili. Farkındalık veya idrak çalışmalarına ait. Epistemik.

Epistemological : Bilgi felsefesiyle ilgili. Epistemolojik. Epistemolojiye ait. Bilginin esas ve sınırlarından bahseden bilim dalıyla ilgili. Bilgi kuramıyla ilgili. İnsan bilgisi ve idrak üzerine çalışmalarla alakalı.

Epistle : Risale. Ayrıntılı ve uzun mektup. Mektup (yeni ahit'te yer alan). Name. Mektup. Önemli.

Epistemologist : Epistemolojist. İdrak veya anlama üzerine çalışmalar yapan kimse. Bilgi kuramcı. İnsan bilgisi veya anlaması üzerine çalışmalar yapan kimse.

 

Episternal : Manubrium ile alakalı. Gögüs kemiği ile alakalı. Gögüs kafesinin en üst kısmına ait veya gögüs kemiğinin en üst bölümü ile alakalı (anatomi terimi).

Epistemophilia : Epistemofili.

Epistler : Mektup yazan. Name yazan. Risale yazan.

İngilizce Epistaxis Türkçe anlamı, Epistaxis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epistaxis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rhinorrhagia : Rinoraji.

Haemorrhage : Kanama. Kan kaybı. Damardan kan kaçağı. Kan akması. İç kanama. Kan kaybetme. Hemoraji.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

Nosebleed : Damla veya sicim tarzında burundan kan gelmesi, epistaksis, rinoraji, rinore. kaynağının burun boşluğu, sinüsler, hava keseleri, nazofarenks veya solunum sisteminin derin bölümlerinden olması önemli değildir. damla biçiminde burun kanamalarına epistaksis, sicim tarzında şiddetli burun kanamalarına rinoraji denir.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Epistaxis synonyms : bleeding, a band, abdominal pain, abdomen, hemorrhage, bleeding of the nose, a c deformity, nosebleeds, a c syndrom, abdominal distention, abdominal palpation, abattoir, abaxial.

Epistaxis ingilizce tanımı, definition of Epistaxis

Epistaxis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bleeding at the nose.