Equal to türkçesi Equal to nedir

  • Aynı miktar.
  • tutmak.
  • Eş.
  • -nin üstesinden gelebilen.
  • Akran.
  • -e eşit.
  • Eşit.
  • Denk gelmek.
  • Denk düşmek.
  • Emsal.

Equal to ile ilgili cümleler

English: A yard is equal to three feet.
Turkish: Bir yarda üç fite eşittir.

English: Do you think that he is equal to the task?
Turkish: Onun o göreve eşit olduğunu mu düşünüyorsun?

English: An integer is natural if and only if it is greater or equal to 0.
Turkish: Eğer tamsayı sadece sıfırdan büyük veya eşit ise tamsayı doğaldır.

English: A dollar is equal to a hundred cents.
Turkish: Bir dolar yüz sente eşittir.

English: He is equal to the job.
Turkish: O, iş için uygundur.

Equal to ingilizcede ne demek, Equal to nerede nasıl kullanılır?

Equal : -e eşit olmak. Muadili olmak. Eş değerde olmak. Karşılık gelmek. Eş. Eşit olmak. Yaşıt. Emsali olmak. Egale etmek. Eşit.

To : Arasında. Göre. -e göre. Kadar. İla. Ya. -e kadar. E doğru. Oranla. Karşı.

Equal to new : Yeni gibi.

Equal to the occasion : Her ihtimale karşı hazır.

Be equal to : Eşi olmak. Bir işin üstesinden gelmek. Uygun olmak. Bir olmak. Denk olmak. Denk gelmek.

Less than or equal to : Küçük-eşittir. Küçük eşit. Küçük eşit işareti. Küçük veya eşittir.

Greater than or equal to : Büyük-eşittir. Büyük eşit. Büyük eşit işareti. Büyük veya eşittir.

 

İngilizce Equal to Türkçe anlamı, Equal to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equal to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coincided : Aynı ana denk gelmek. Rastlamak. Çatışmak. Kesişmek. Örtüşmek. Tutarlı olmak. Uymak. Çakışmak. Bir olmak.

Even : Çift. Bile. Düzletmek. Düzeltmek. Düzleşmek. Tesviye etmek. (sayı) çift. Düz olmak.

Counterpart : Karşılık. Taydaş. Suret. Benzer. Mevkidaş. Kopyası. İkinci nüsha. Tam benzeri.

Cobbers : Arkadaş. Kanka. (avustralya'da kullanılan terim) dost. Badi.

On a par with : Aynı değerde. Eşit derecede veya kıymette.

Contemporaries : Yaşıt. Eşzamanlı şey. Çağdaşlar. Aynı zamanda yaşamış olan kimse.

Coequal : Rütbesi eşit. Müsavi. Denk.

Commeasurable : Ölçüleri aynı olan. Orantılı. Oranlı.

Light : Konmak. 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Aydınlık. Işık tutmak. Açık (renk). Gerçekleşmek. İnmek (attan veya arabadan). Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım.

Equals : Denk. Yaşıt.

Equal to synonyms : come up to, coeval, iso, correspondent, co ordinate, coincides, correspond to, be equal to, coinciding, pari, peer, fellowing, of the same age, corresponding, balanced, coincide, equi, lighting, coetaneous, evens, bub, be suitable, equal, commensurable, companions, balance, coequals, coefficient, coevals, companion, precedents, commensurate, cobber.