Esik basmak nedir, Esik basmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tökezlenmek, sendelemek, ayağı kaymak, ayağı sürçmek.

Esik basmak anlamı, tanımı

Basma : Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan

Basmak : Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

Esik : Çukur yer.

Tökezlenmek : Tökezleme işi yapılmak.

Tökezlenme : Tökezlenmek işi.

Sendelemek : Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak. Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak.

 

Sendeleme : Sendelemek işi.

Sendele : İskemle, sandalye.

Sürçmek : Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek. Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak.

Kaymak : Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.

Sürçme : Sürçmek işi.

Sende : Kilerde üstüne tahıl konulan genişçe raf, musandıra.

Kayma : Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi.

Töke : Hindi. Saf, temiz. Yaşlı.

Ayağ : Lâkap. Ayak. Rüşvet. Kadeh. Tas, çanak. Basamak.

Diğer dillerde Esidyum anlamı nedir?

İngilizce'de Esidyum ne demek ? : aecidium, aecium