Eskiderbent nedir, Eskiderbent ne demek

Eskiderbent; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Tokat ilinde, İğdir nahiyesine bağlı bir bölge.

Eskiderbent anlamı, tanımı

Eskide : Eskiden, önceleri

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Nahiye : Bucak. Bölge.

İğdir : Hastalıklı, cılız, çok zayıf. Hünnap. Büyük. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Ankara ili, Pazar nahiyesine bağlı bir yer. Bayburt ilinde, Maden nahiyesine bağlı bir yer. Burdur kenti, Yeşilova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çankırı şehri, Kurşunlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çankırı ilinde, Yapraklı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehrinde, Çivril ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir şehrinde, Sarıcakaya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. İçel ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kars kenti, Selim belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu kenti, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu kenti, Küre ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya şehri, Hekimhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun ili, Kolay nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehri, Beypınarı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tokat şehri, Artova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat ilinde, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Tokat : İnsana el içi ile vuruş. Tarla, bahçe ya da mandıra kapısı. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Hayvan ağılı.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Toka : Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Eski yazılar bilimi anlamı nedir?

İngilizce'de Eski yazılar bilimi ne demek ? : palaeography