Esters türkçesi Esters nedir

  • Ester.
  • Bir asidin bir alkolle birleşerek aralarından bir su molekülü çıkarması ile olan bileşikler.
  • Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır.
  • Bir asidin alkolle birleşerek aralarında bir molekül su çıkarmasıyla oluşan bileşikler.
  • Alkollerin, organik ya da anorganik asitlerle oluşturdukları bileşikler.
  • Bir asit ve bir alkolün reaksiyonu sonucunda ortaya çıkan bileşik (kimya).
  • Esterler.

Esters ile ilgili cümleler

English: How about adding some Worcestershire sauce?
Turkish: Biraz Worcestershire sosu eklemeye ne dersin?

English: The president ignored the protesters outside his office.
Turkish: Genel müdür ofisin dışındaki protestocuları görmezden geldi.

English: The police threw many tear-gas grenades at the protesters.
Turkish: Polis göstericilere bir sürü biber gazı bombası attı.

English: The protesters burnt down the synagogue.
Turkish: Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.

English: The protesters barricaded the entrance.
Turkish: Protestocular girişe barikat kurdular.

Esters ingilizcede ne demek, Esters nerede nasıl kullanılır?

Choline esters : Kolin esterleri. Vücutta asetilkolin benzeri etki gösteren ilaçlar.

Arresters : Tutuklayan kişi. Tutuklayan kimse.

Attesters : Şahit. Tanık.

Detesters : Nefret eden kişi. Nefret eden. İğrenene kimse. Tiksinen.

 

Digesters : Besini hazmeden. Pişirme kazanı. Sindiren. Sindirici. İçinde maddelerin yumuşatıldığı veya parçalara ayrıldığı alet. Sindirime yardımcı olan madde. Çürütücü. Sindireç. Hazmettirici madde. Dijestör.

Foresters : Orman sakini. Orman bekçisi. Korucu. Orman görevlisi. Ormancı. Orman memuru.

Kiesters : Minnesota eyaletinde şehir.

Harvesters : Orak. Hasat makinası. Orakçı. Biçerdöver. Ekin biçici. Harman makinesi. Hasatçı. Hasat makinesi.

Infesters : Etrafı saran. İstila eden kimse. Bürüyen. Kuşatan kimse.

Jesters : Maskara. Soytarılar. Şakacı. Soytarı.

İngilizce Esters Türkçe anlamı, Esters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get into : Tanışmak. -e sokmak. Uyum sağlamak. Giyinmek. (giysi) giymek. -e girmek. İçeri girmek. İçine sıkıştırmak. Kaçmak. Bir şeye dahil olmak.

Occidental : Karasal. Batı'ya özgü. Garp. Batı ile ilgili. Batı. Batılı.

Encroach upon : Tecavüz etmek. Tecavüzde bulunmak (başkasının hakkına).

Get on : Giymek. Anlaşmak. Bindirmek. Trene binmek. Otobüse trene veya uçağa binmek (örneğin, o trene 40 dakika önce bindi). Yaşlanmak. Olmak (belirli bir şekilde). Binmek (otobüs veya tren veya uçağa). Geçinmek. Otobüse binmek.

Ester : Alaska eyaletinde şehir. Asit ve alkollerden suyun ayrılmasıyla oluşan bileşikler.

Re enter : Yeniden yazmak. Tekrar girmek.

Go in : Güneş veya ayın bulutla örtülmesi. Mücadeleye girmek. İçeriye girmek. Bulutla örtülmek (güneş veya ay). -e sığmak. İçeri girmek. Girmek. Yarışmaya katılmak. Uymak.

 

Board : Yolcu almak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Sofra. Komisyon. Sörf. Tahta. Pansiyoner olmak. İlan tahtası. Binmek. Meclis.

Intrude : İzinsiz girmek. Zorla içeriye sokmak. İstenilmeyen bir yere izinsiz ve davetsiz girmek. Zorla sokulmak. Haksız olarak müdahale etmek. Tecavüz etmek. Zorla girmek. Davetsiz gelmek. Zorla sokmak. Rahatsız etmek.

Take the field : Maça çıkmak. Sahaya çıkmak. Savaşa girmek.

Esters synonyms : intrude on, file in, take water, out in, occident, obtrude upon, come in, penetrate, hesperian, perforate, irrupt, go into, pop in, get in, call at, move into, dock, turn in, west, walk in, invade.

Esters zıt anlamlı kelimeler, Esters kelime anlamı

Undock : Çıkar. Havuzdan çıkarmak. Yatağından çıkarmak. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Gemiyi havuzdan çıkarmak.

Pop out : Birdenbire çıkmak. Aniden çekip gitmek. Yırtık dondan çıkmak. Atmak. Ağızdan kaçmak. Yuvasından fırlamak (göz). Fırlamak. Dışarı çıkmak.

Exit : Çıkma. Sahneden çıkmak. Vefat. Gitmek. Çıkış. Çıkış yeri. Çıkıp gitmek. Çıkmak. Ölmek.

Esters antonyms : get off, file out, eastern.