Estuation türkçesi Estuation nedir

Estuation ingilizcede ne demek, Estuation nerede nasıl kullanılır?

Estuarial : Nehir ağzında olan veya bulunan.

Estuaries : Nehir ağzı. Haliç. Haliçler.

Estuarine : Nehir ağzında bulunan. Nehir ağzı. Nehir ağzında olan veya bulunan.

Estuary : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Mansap. Nehir ağzı. Özellikle gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan huni biçiminde derin, az çok geniş ve uzun doğal suyolu. Ağzı. Gel-git olayından etkilenen geniş ırmak ağzı. Gelgit olaylarından etkilenen kıyılarda, az çok huniye benzer dere ağzı. Nehir. Irmak ağzı. Gün ışığında kullanılan.

İngilizce Estuation Türkçe anlamı, Estuation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estuation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bungles : Acemice iş. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Bozma. Berbat etme. Büyük hata. Becerememek. Beceriksizlik. Bozmak. Berbat etmek.

Thing : Şey. Eşya. Olay. Kimse. Canlı. Nesne. Obje. Yaratık. Mevcudiyet. Konu.

Mutiny : İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Kıyam. Başkaldırma. Başkaldırmak. Ayaklanmak. İsyan etmek. İsyan. Kazan kaldırmak. İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı).

 

Anarchy : Siyasal ve yönetsel kurumlardaki çözülme sonucu olarak devlet denetiminin kalmaması durumu. Başsızlık. Kargaşalık. Anarşi. Düzensizlik. Başıboşluk. Baştanımazlık. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Siyasi intizamsızlık.

Intestacy : Vasiyetsiz ölme. Vasiyetname bırakmadan ölme. Vasiyeti olmama.

Mutinies : İsyan etmek. İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Başkaldırmak. İsyan. İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Ayaklanmak. Kıyam. Başkaldırma. Kazan kaldırmak.

Bedlam : Çok gürültülü ve kargaşalı bir yer. Tımarhane gibi bir yer. Çıfıt çarşısı. Akıl hastanesi. Gürültülü patırtılı yer. Velvele. Tımarhane. Kızılca kıyamet.

Inclusion : Alınma. İnklüzyon. Dahil olma. Alma. Kaynaştırma. İçine alma. Katma. Kapsama. Bir deneylemede etkileri araştırılan deneysel değişkenin duruma sokulması, bir kavram ya da öğenin örtük ya da açık biçimde bir yapı ya da kuruluş içine yerleştirilmesi, bk. dışlama. Derç.

Status quo : Yürürlükteki anlaşmalara göre olması gereken ya da öteden beri süregelen durum. Var-durum. Mevcut durum. Şimdiki durum. Süredurum. Statüko.

Place : Kim olduğunu çıkarmak. Yerleşim yeri. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Statü. Hane. Yerleştirmek. Sorumluluk. Anımsamak. Yazdırmak. Mekan.

Estuation synonyms : fish bowl, goldfish bowl, new ballgame, ballgame, prison house, size of it, insurgence, commotions, environment, callaloo, rejection, swashed, bedevilment, disequilibrium, ado, affraying, insurgency, scene, bungle, mutinying, ados, insurrection, insurrections, bobbery, babble, state, clamor, cataclysms, equilibrium, childlessness, clamorousness, status, exclusion.

 

Estuation zıt anlamlı kelimeler, Estuation kelime anlamı

Rejection : Rejeksiyon. Değille(n)me. Çıkarma. Geri çevirme. Red. Iskarta. Reddedilme. Defolu mal. Dışkı. Abama.

Exclusion : Çıkarma. Hariç tutma. İhraç etme. Ret. Dahil etmeme. Dışında bırakma. Çıkarılma. Kovma. Kabul etmeme. Dışlama.

Inclusion : Katma. Ek. Dahil edilme. Kapsama. İçine alma. Alınma. İlave. İnklüzyon. Biyoloji, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alma.

Estuation antonyms : acceptance, disequilibrium, equilibrium.

Estuation ingilizce tanımı, definition of Estuation

Estuation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Agitation. The act of estuating. Commotion, as of a fluid.