Estuarine türkçesi Estuarine nedir

  • Nehir ağzında bulunan.
  • Nehir ağzı.
  • Nehir ağzında olan veya bulunan.

Estuarine ingilizcede ne demek, Estuarine nerede nasıl kullanılır?

Estuarial : Nehir ağzında olan veya bulunan.

Estuaries : Nehir ağzı. Haliçler. Haliç.

Estuary : Gelgit olaylarından etkilenen kıyılarda, az çok huniye benzer dere ağzı. Ağzı. Irmak ağzı. Gün ışığında kullanılan. Nehir. Gel-git olayından etkilenen geniş ırmak ağzı. Özellikle gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan huni biçiminde derin, az çok geniş ve uzun doğal suyolu. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Haliç. Nehir ağzı.

Estuation : Ayaklanma. Gürültü. Çalkalanma. Karışıklık. Kargaşa.

İngilizce Estuarine Türkçe anlamı, Estuarine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estuarine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

River mouth : Akarsuların göl veya denizlere açıldığı bölgelerde akarsuyun etkisi altında kalan, su ürünleri üretimine elverişli alanlar, mansap. Irmak ağzı. Mansap. Akarsu ağzı.

Embouchures : Çalgıyı ağıza yerleştirme şekli. Ağız. Ağız kısmı.

Influx : Giriş. Akın. İçeriye akış. Akış. Kitlesel akın. Üşüşme. Girdi. İstila. Akın etmek.

 

Inflow : Ülkeye doğru akan. Akış. İçeriye akış. Giriş. Akın. Ülke içine akan. İçeriye akma. İçeri akış. İçe akış.

Estuary : Gün ışığında kullanılan. Gel-git olayından etkilenen geniş ırmak ağzı. Irmak ağzı. Haliç. Ağzı. Mansap. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Gelgit olaylarından etkilenen kıyılarda, az çok huniye benzer dere ağzı. Özellikle gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan huni biçiminde derin, az çok geniş ve uzun doğal suyolu. Nehir.

Outfalls : Bir akarsu veya akıntının ağzı. Açık boşaltım sistemi. Çıkış yeri. Tahliye. Açık boşaltım. Ağız. Akarsu ağzı.

Inflows : İçeriye akma. Giriş. Akış. Akın.

Outfall : Bir akarsu veya akıntının ağzı. Tahliye. Ağız. Açık boşaltım. Açık boşaltım sistemi. Çıkış yeri. Akarsu ağzı.

Influxes : Akın. Kitlesel akın. Girdi. Giriş. Akın etmek. Üşüşme. İçeriye akma. İçeriye akış. Akış.

Estuarine synonyms : estuarial, embouchure, estuaries.

Estuarine ingilizce tanımı, definition of Estuarine

Estuarine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Estuary. Pertaining to an estuary.