River mouth türkçesi River mouth nedir

  • Nehir ağzı.
  • Akarsu ağzı.
  • Mansap.
  • Irmak ağzı.
  • Akarsuların göl veya denizlere açıldığı bölgelerde akarsuyun etkisi altında kalan, su ürünleri üretimine elverişli alanlar, mansap.

River mouth ingilizcede ne demek, River mouth nerede nasıl kullanılır?

River : Akarsu. Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu. Irmak. Nehir. Akış. Okyanus. Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.

Mouth : Sürekli aynı şeyleri söylemek. Boğaz. Dudaklarını oynatarak konuşur gibi yapmak. Giriş yeri. Dudak bükmek. Dırdır etmek. Ağız. Akarsuyun göle döküldüğü yer. Tane tane söylemek. Zırlamak.

River basin : Havza. Irmak havzası. Nehir havzası. Bir anaırmağın tüm kollarıyla yayıldığı ve komşu akarsu teknesinden «su bölümü çizgisi»yle ayrıldığı alan. Irmak bölgesi. Akarsu teknesi.

River bed : Bir nehrin altı veya dibi. Akımlık. Akak. Irmak yatağı. Talveg. Nehir yatağı.

River blindness : Oküler onkoserkozis. Onkoserkozis. Nehir körlüğü. İnsandan insana kara sineklerle taşınan onchocerca volvulus’un neden olduğu göz enfeksiyonu.

River capture : Kapma. Geriye aşındırma ile bir akarsuyun komşu bir derenin sularını alması. Bir nehrin yatak aşındırması vasıtasıyla başka bir nehri kendine katması.

 

İngilizce River mouth Türkçe anlamı, River mouth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak River mouth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Influxes : İçeriye akma. İstila. Girdi. Kitlesel akın. Akın. Üşüşme. İçeriye akış. Akın etmek. Giriş.

Embouchure : Ağız. Ağız kısmı. Çalgıyı ağıza yerleştirme şekli. Nefesli çalgıların ağızlığı.

Outfall : Açık boşaltım sistemi. Tahliye. Açık boşaltım. Çıkış yeri. Bir akarsu veya akıntının ağzı. Ağız.

Estuaries : Haliçler. Haliç.

Estuary : Gün ışığında kullanılan. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Gelgit olaylarından etkilenen kıyılarda, az çok huniye benzer dere ağzı. Ağzı. Haliç. Özellikle gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan huni biçiminde derin, az çok geniş ve uzun doğal suyolu. Gel-git olayından etkilenen geniş ırmak ağzı. Nehir.

Estuarine : Nehir ağzında bulunan. Nehir ağzında olan veya bulunan.

Inflows : Giriş. Akın. Akış. İçeriye akma.

Inflow : Ülkeye doğru akan. İçeriye akma. İçe akış. İçeri akış. Akın. Akış. Ülke içine akan. İçeriye akış. Giriş.

Embouchures : Çalgıyı ağıza yerleştirme şekli. Ağız. Ağız kısmı.

Outfalls : Çıkış yeri. Açık boşaltım sistemi. Tahliye. Açık boşaltım. Bir akarsu veya akıntının ağzı. Ağız.

River mouth synonyms : influx.