Eurozone türkçesi Eurozone nedir
- Eurobölge.
- İktisat alanında kullanılır.
- Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avronun kullanıldığı para alanı.
- Eurobölge (ortak para birimi euro'nun kullanıldığı ülkeleri içeren coğrafya).
- Avro alanı.
- Avro bölgesi.
- Euro bölgesi.
- Ortak para birimi avro'nun kullanıldığı ülkeleri içeren coğrafya.
Eurozone ingilizcede ne demek, Eurozone nerede nasıl kullanılır?
Euro arab dialogue : Avrupa-arap diyalogu.
Euro arab mediterranean : Avro-arap akdenizi.
Euro area : Avro ortak para alanı. Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avronun kullanıldığı para alanı. Euro bölgesi. Avro alanı.
Euro communism : Avrupa komünizmi.
Euro council : Avro konseyi.
Euro credit : Çevrilgen paraların, ulusal sınırlar dışında, uluslararası mali sistem içerisinde oluşturdukları ödünç verilebilir fonlar. Avro kredi.
Euro dolar : Avro dolar. Abd dışında, başta uluslararası bankalar olmak üzere kişi ve kurumların ellerinde bulunan dolar fonları. krş. avro döviz.
Euro dolar market : Avro dolar piyasası. İkinci dünya savaşı sonrasında ortaya çıkan ve özellikle 1960lardan sonra uluslararası bankacılık sisteminin gelişimi, çokuluslu şirketlerin yayılması, batı avrupada sanayileşmeyle sermaye gereksiniminin artması ve abdnin uyguladığı faiz eşitleme vergisinin etkisiyle abd dolarının avrupada hızla oluşan piyasası. krş. avro döviz piyasası, avro dolar.
Euro currency : Euro para birimi. Ülke sınırları dışında dolaşan ve uluslararası finansal kurumlarca alınıp satılan çevrilgen paralardan oluşan fonlar. krş. avro dolar. Euro döviz. Avro döviz.
Euro interbank borrowing offer rate : Avro alanında bankalararası para piyasasında, en yüksek işlem hacmine sahip altmış dört bankanın kendi aralarında kısa dönemli ödünç işlemlerinde uyguladıkları faiz oranı. Bankalararası avro faiz oranı.
İngilizce Eurozone Türkçe anlamı, Eurozone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eurozone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Eurozone synonyms : euro zone, euroland, ability rent, european monetary area, a group shares, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, a pass through certificate, euro area, eurosystem, european monetary zone, a shift in supply, a change in supply.

Bu kısımda Eurozone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eurozone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eurozone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eurozone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.