Euro currency türkçesi Euro currency nedir

  • Euro döviz.
  • Ülke sınırları dışında dolaşan ve uluslararası finansal kurumlarca alınıp satılan çevrilgen paralardan oluşan fonlar. krş. avro dolar.
  • Euro para birimi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Avro döviz.

Euro currency ingilizcede ne demek, Euro currency nerede nasıl kullanılır?

Euro : İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Avrupa'ya ait. Avrupa. Avrupa merkez bankasınca çıkarılan avrupa iktisadi ve parasal birliği resmi para birimi. Avro.

Currency : Yaygınlık. Para, altın, gümüş ve kağıt para. para yerine geçen çek, ödek gibi değerli belgitler. Tedavül. Para birimi. Devir. Sürüm aracı. Nakit para. Döviz. Dolaşım.

Euro currency market : Avro döviz piyasası. Ülke sınırları dışında dolaşan ve uluslararası finansal kurumlarca alınıp satılan çevrilgen paralardan oluşan fonların işlem gördüğü piyasa. krş. avro döviz, avro dolar piyasası.

Euro arab dialogue : Avrupa-arap diyalogu.

Euro arab mediterranean : Avro-arap akdenizi.

Euro area : Avro alanı. Euro bölgesi. Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avro’nun kullanıldığı para alanı. Avro ortak para alanı.

İngilizce Euro currency Türkçe anlamı, Euro currency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Euro currency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Euro currency synonyms : a shift in demand, a change in individual demand, ability to pay approach, abnormal budget, abnormal budget receipts, a shift in supply.