Evirate türkçesi Evirate nedir

Evirate ingilizcede ne demek, Evirate nerede nasıl kullanılır?

Levirate : Bir erkeğin ölen büyük erkek kardeşinin ya da başka bir yakın hısımının dul kalan karısı (karıları) ile evlenebilmesini ya da evlenmesi gerektiğini benimseyen evlilik düzeni. Kayınla evlenme. Dul kadının kocasının erkek kardeşiyle evlendirilmesi. Kayınalma. Erkek kardeşinin dul eşiyle evlenme. Dul kadının, ölen kocasının kardeşiyle evlenmesi. Ölen kişinin çocuğu olmaması durumunda erkek kardeşinin onun dul karısıyla evlenmesini gerektiren gelenek (incil'le ilgili).

Eviration : Hadım etme. İğdiş etme. Burma.

Coxsackievirus : Koksakivirus. Picornaviridae ailesinin, enterovirüs cinsinde yer alan rna virüs. Koksakivirüs.

Elzevir : İnce ve kısa çıkıntılar şeklindeki baskı tarzı.

Ibn gevirol : Ibn-gevirol. Ortaçağ sairi. Filozof ve ibranice dil bilimcisi.

Evian conference : Iı. dünya savaşı sırasında yahudi mültecilere güvenli ev bulma sorununu tartışmak için 1938'de fransa'da yapılan konferans. Evian konferansı.

Eviction : Tahliye ettirme. Boşaltma. Kovma. Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması. Dışarı atma. (ev sahibinin) evi tahliye etmesi. Mahkeme kararıyla tahliye. Zapt hali. Tahliye. Çıkarma.

 

Evictees : Tahliye ettirilen. Tahliye edilen. Konutundan çıkarılmış kimse. Mahkeme kararı ile konutunu tahliye eden kimse.

Eviction from a property : Bir mülkten çıkarılma veya kovulma işlemi.

Evictee : Tahliye edilen. Konutundan çıkarılmış kimse. Tahliye ettirilen. Mahkeme kararı ile konutunu tahliye eden kimse.

İngilizce Evirate Türkçe anlamı, Evirate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evirate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cripple : Sakat etmek. Sakatlamak. İptal etmek. Kötürüm. Kötürüm bırakmak. Kösteklemek. Baltalamak. Sakat. Felce uğratmak.

Turn : Ekşitmek. Atlatmak. Değişim. Ulaşmak. Döndürmek. Şok. Yöneltmek. Dönüştürmek. Üstüne tutmak. Heyecan.

Transmigrate : Göç etmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Göç etmek. Başka yere yerleşmek. Geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Ruh vb geçmek. Geçmek (ruh). Göçmek.

Attenuates : Daraltmak. Sindirmek. Hafifletmek. Seyreltmek. Kısmak. İnceltmek. Söndürmek. Hafifleştirmek. Değerini düşürmek.

Cripples : Kötürüm bırakmak. Sakatlamak. Felce uğratmak.

Emasculating : Hadım edilmiş. Hafifletmek. Emenmiş. İğdiş etmek. Bozmak. Burulmuş. Kuvvetten düşürülmüş. Kuşa dönmüş (yazı) (bazı kısımları çıkarılarak veya sansürlenerek).

Cuts : Kesişmek. Ortadan kaybolmak. Diş çıkarmak. Kırpmak. İndirmek. Budamak. İncitmek. Oymak. Kırpıntı (film). Seyreltmek.

 

Damp down : Köreltmek. Gücünü azaltmak. Ateşini azaltmak. Söndürmek. Hararetini azaltmak. Titreşimini bastırmak (tel.).

Desexes : Cinsiyetini veya cinsel cazibesini yok etmek. Cinsel öğelerini ortadan kaldırmak. Kısırlaştırmak.

Endamage : Zarar vermek. Kötülük etmek. Bozmak. İncitmek. Yaralamak.

Evirate synonyms : go forth, go away, leave, depart, debilitate, desexed, cut, alter, straggle, cutting edge, digress, detour, emaciates, desexing, desex, debilitates, demasculinizing, migrate, deadens, castrates, emasculates, castrate, sidetrack, demasculinise, emaciating, castrated, demasculinized, yaw, divert, expatriate, attenuate, desexualise, castrating.

Evirate zıt anlamlı kelimeler, Evirate kelime anlamı

Immigrate : Göçmen almak. Göç vermek. Göçmek. Göç etmek. Göçmen olarak getirmek. Göç eylemek. Hicret etmek.

Arrive : Dayanmak. Ulaşmak. Gelip çatmak. Vasıl olmak. Yetişmek. Bir ereğe ulaşmak. Dönmek. Doğmak. Ayak basmak. Başarmak.

Conform : Boyun eğmek. Uydurmak. Uymak. Uygulamak. Alıştırmak. İntibak etmek. Uyumlu olmak. Tevafuk etmek.

Evirate antonyms : equal.

Evirate ingilizce tanımı, definition of Evirate

Evirate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To emasculate. To dispossess of manhood.