Examining judge türkçesi Examining judge nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Tahkikat hakimi.
  • Soruşturma yargıcı.

Examining judge ingilizcede ne demek, Examining judge nerede nasıl kullanılır?

Examining : İnceliyor. Araştıran. İnceleme. İnceleyen. Tahkikat. Soruşturma. Kontrol eden. Sorgulayan. Soru soran. İnceleniyor.

Judge : Karara varmak. Yargıç. Hakemlik yapmak. Hükme bağlamak. Hüküm vermek. Yan yargıcı. Yarış yargıcısı. Hakemlik etmek. Kanısında olmak. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır.

Examining board : Sınav heyeti. İmtihan kurulu. Sınav kurulu. İmtihan heyeti.

Examining magistrate : Sorgu hakimi. Soruşturma yargıcı. Bir şüphelinin mahkemede yargılanmasına gerek olup olmadığına karar veren hakim. Tahkikat hakimi. Sorgu yargıcı. Soruşturma hakimi.

Abjudge : Mahkeme kararıyla elkoymak. Mahkeme kararıyla almak. Mahkeme kararıyla kaldırılmak.

Ad hoc judge : Ad hoc hakim.

İngilizce Examining judge Türkçe anlamı, Examining judge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Examining judge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abduction : Adam kaçırma. Zorla kaçırma. Adam kaldırma. Kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Dışaçekim. Abdüksiyon. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Uğrulama.

Examining magistrate : Soruşturma hakimi. Sorgu hakimi. Bir şüphelinin mahkemede yargılanmasına gerek olup olmadığına karar veren hakim. Sorgu yargıcı.

 

Abstainer : Çekimser. Çekimser kalan biri. Müstenkif. Sakınan kişi. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen biri. İçki içmeyen kimse.

Aggravating circumstances : Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler.

Abetment : Suç ortaklığı. Suça katılma. Azmettirme. Tahrik ve teşvik. Tahrik etme. Yardakçılık etme. Cesaretlendirme. Kışkırtma. Suça teşvik.

Administer an oath : Andiçirme. Ant içirmek. Yemin ettirmek.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Annulment : Yürürlükten kaldırma. Yokarma. Evliliğin iptali. Iskat. İlga. Bozma. Fesih. İhlal etme. İptal.

Abstention : Kaçınma. Çekinme. İmtina. Uzak durma. Çekimser oy. Çekimserlik. Sakınma. Oy vermeme. Çekimser kalma.

Examining judge synonyms : allegation, acts contra bonos mores, act of witness, american law of corporation, accused, administrative districts, administration of justice.