Excenter türkçesi Excenter nedir

  • Dışmerkez.
  • Dış teğet çemberinin merkezi.

Excenter ingilizcede ne demek, Excenter nerede nasıl kullanılır?

Sexcentenary : Altı yüz yıl. Altı yüzüncü yıldönümü. Altı yüzyıllık dönem. Altı yüzüncü yıl dönümü.

Excentric : Dışmerkezli. Eksantrik. Ekzantrik.

Excentric cell : Eksentrik hücre. At nalı yengecinin bileşik gözünde bulunan sinir hücresi. Atnalı yengecinin (limulus) bileşik gözünde ommatidyumdaki sinir hücresi.

Excecation : Gözlerini çıkarma. Kör etme.

Exceed : Geçmek. Haddini aşmak. Fazla olmak. İleri gitmek. Sınırı aşmak. Aşırıya kaçmak. Tecavüz etmek. Aşmak.

Exceeders : Haddini aşan. Üstün olan. Başkalarını geçen. Geçen. Çok ileri giden. İfrata kaçan. Aşan.

Exceedable : Aşabilir. Aşılabilir. Ötesine geçilebilir. Ötesine geçebilir.

Exceeded his authority : Yetkilerini aşan. Resmi hak ve yetkilerini aşan.

Exceeder : Geçen. İfrata kaçan. Üstün olan. Aşan. Haddini aşan. Başkalarını geçen. Çok ileri giden.

Exceed the speed limit : Kanunen belirlenen limitlerden daha hızlı sürmek. Hız sınırını aşmak. Hız limitini aşmak. Sürat yapmak.

İngilizce Excenter Türkçe anlamı, Excenter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excenter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Country : Ülke. İl. Kır. Millet. Bölge. Ulus. Kırsal. Yöre. Halk. Taşra.

Medical center : Tıbbi merkez. Tıp merkezi.

Storm center : Karışıklığın kaynağı. Kasırga merkezi.

Epicenters : Dış merkez. Episentır. Merkezüssü. Episantır. Depremin merkezi. Deprem merkezi. Deprem özeği. Can alıcı nokta. Merkez üssü.

Center stage : Çevreli tiyatro. Dört bir yanı seyirci ile çevrili oyun yeri olan tiyatro biçimi. örnek : ortaoyunu, abd, sscb ve avrupa ülkelerinde görülen ortada oyun yeri olan tiyatrolar.

Touch on : Bahsetmek. -e değinmek. -e dokunmak. Değinmek. -e temas etmek. Konuya değinmek. (konuya) değinmek.

Come to : Ayılmak. Kendine gelmek. Payına düşmek. Varmak. Kalmak. Gelmek. Tutmak. İyileşmek. Ulaşmak. İlgili olmak.

Touch : Dokunma. Yandışı. Boy ölçüşmek. Teğet geçmek. Değme. El sürmek. Duygulandırmak. İncitmek. Kullanmak. Kırmak.

Hub : Senkromeç bileziği. En önemli yer. Tekerlek göbeği. Kablo göbeği. Yıldız göbek. Başka bir parça için, dönme ekseni görevini gören yuvgu biçiminde parça. Merkez. Kırdöküm pissu borusunun ağzındaki çanak biçimli bölüm. Poyra.

Heart : Yüreklilik. Göbek. Cesaret. Vicdan. Verimlilik. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp. Can. Orta. Kararlılık.

Excenter synonyms : centre stage, have to doe with, revolve about, area, seat, midstream, city centre, concern, epicentre, concentrate on, storm centre, epicenter, center on, bear on, refer, eye, central city, centre, inner city, revolve around, midfield, middle, pertain, city center, focus on, financial center, relate.

Excenter zıt anlamlı kelimeler, Excenter kelime anlamı

Infield : Sahanın kaleye yakın bölümü. Çiftliğe yakın tarla. Beysbol sahası. Çiftlik evine yakın tarla. Tarla.