Exciter türkçesi Exciter nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • [#uyarı Uyarıcı] dinamo.
  • İkaz cihazı.
  • İkaz.
  • Bir dizgenin, bir işlergenin çalışmasını sağlamak ya da bir olayı başlatmak için kullanılan ön enkeleme gereci.
  • İkaz jeneratörü.
  • Harekete geçirici.
  • İkaz dinamosu.
  • Uyarıcı.

Exciter ingilizcede ne demek, Exciter nerede nasıl kullanılır?

Exciter lamp : Uyarıcı lamba. Optik sesli gösterimde, ses yolu üzerine ışık düşüren ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uyarıcı ışıtaç. Eksitasyon lambası.

Receiver exciter : Alıcı uyarıcı.

Exciters : İkaz cihazı. İkaz. Harekete geçirici. Uyarıcı dinamo. İkaz jeneratörü. Uyarıcı. İkaz dinamosu.

Excite : Azdırmak. Eksite. Yol açmak. Uyandırmak. Neden olmak. Çıkarmak. Harekete getirmek. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Heyecan uyandırmak.

Excited : Hararetli. Telaşlı. Eksite. Uyarık. Heyecanlanmış. Uyarılmış. Heyecanlandırılan. Heyecanlı. Coşkulu.

Excited state : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Harekete geçirilmiş hal. Uyarılmış hal. Daha yüksek erke düzeylerine çıkmış nicemsel dizge durusu. Uyarılmış durum. Uyarık duru. Uyarık durum.

Excitements : Telaş. Coşku. Heyecan verici olay. Heyecan. Uyarma. Uyarılma. Helecan. Tahrik. Galeyan.

Excitedly : Heyecanla.

Excites : Tahrik etmek. Telaşlandırmak. Uyandırmak (bir duygu veya tepki). Neden olmak. Alevlendirmek. Kışkırtmak. Uyarmak. Heyecan uyandırmak. Heyecanlandırmak. Uyandırmak.

 

Exciteful : Heyecanlı. Heyecan dolu.

İngilizce Exciter Türkçe anlamı, Exciter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exciter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abcoulomb : Saltık coulomb. On kulon. Abkulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi.

Caveating : Şerh. İşlemlerin durdurulması emri. İşlemlerin askıya alınması. Hukuki işlemleri durdurma. Uyarı. (eskrim) kılıcı rakibin kılıcının bir tarafından diğer tarafına götürme. İhbarname. Askı başvurusu. İhtar.

Absolute zero : Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır. Salt sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıfır.

Arouse : Ayaklandırmak. Hayat bulmak. Canlandırmak. Uyuyan devi uyandırmak. Canlanmak. Uyanmak. Uyandırmak. Harekete geçirmek. Kaldırmak.

Elicit : Tepkiye neden olmak. Yol açmak. Meydana çıkarmak. Gerçeği ortaya çıkarmak. Öğrenmek. Çıkarmak. Temin etmek. Çıkartmak. Aydınlatmak. Edinmek (bilgi).

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Excitation : Nicemsel dizgeyi, daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma. Tembih. Eksitasyon. Beyin kabuğundaki sinir merkezlerinin aşırı derecede uyarılması sonu meydana gelen sensomotorik duyarlılığın ileri derecede artışı. tahrik, tembih, uyartı, sensomotorik duyarlılığın artışı. Çıkış. Uyarılma. Uyarma. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç. Uyarı.

 

Energizers : Canlandıran ve uyaran şey yada kimse. Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. Kudret sarfedici. Güç verici. Kudret verici. Enerji verici. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energiser). Elektrik enerjisi sağlayan aparatlar.

Cautionary : Uyaran. İhtiyati. Uyarı niteliğinde. Ders veren. İkaz edici.

Caveat venditor : (latince) satıcıyı uyandırma. Sorumluluk satıcınındır. Bütün sorumluluk satıcıya ait olmak üzere. Sorumluluk satıcıya ait.

Exciter synonyms : alerter, acoustic feedback, cautioner, energiser, absorption edge, fire, notices, enkindle, caffein, absorption band, absolute concentration, provoke, admonitory, abampere, commination, agitated, absorptivity, aphrodisiacal, aroused, absorptiometer, zingy, accelerometer, activator, caveats, enthuse, absolute units, antidepressants, antidepressant, kindle, worked up, emotional, monitions, accumulation coefficient.

Exciter zıt anlamlı kelimeler, Exciter kelime anlamı

Stifle : Zaptetmek. Bastırmak. Gelişmesini engellemek. Boğmak. Boğulmak. Soluk almasını engellemek. Tıkanmak. Soluk almasını zorlaştırmak. Tutmak. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı).

Exciter antonyms : unagitated.

Exciter ingilizce tanımı, definition of Exciter

Exciter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, excites.