Expend türkçesi Expend nedir
Expend ile ilgili cümleler
English: The expenditure totaled 200,000 yen.
Turkish: Harcama 200.000 yen'i buldu.
English: The energy expended in a fight should be saved.
Turkish: Bir kavgada harcanan enerji tasarruf edilmelidir.
English: No one is expendable.
Turkish: Hiç kimse gözden çıkarılamaz.
English: Ali is expendable.
Turkish: Ali gözden çıkarılabilir.
English: We should strike a balance between our expenditure and income.
Turkish: Kazancımız ve giderimiz arasında orta yolu bulmalıyız.
Expend ingilizcede ne demek, Expend nerede nasıl kullanılır?
Expend time : Zaman harcamak.
Expendability : Feda edilebilirlik. Tüketilebilir veya kullanılabilir olma vasfı. Harcanabilir olma durumu. Vazgeçilebilirlik. Gözden çıkarılabilir olma durumu.
Expendable : Sarf edilebilen. Sarf edilebilir. Harcanabilir. Gözden çıkarılabilir. Sarfı mümkün. Harcanabilen. Gereksiz şeyler. Feda edilebilen. Harcanılabilen.
Expendables : Gereksiz şeyler. Gereksiz ğeyler.
Expended : Harcamak. Bitirmek. Kullanılmış. Tüketmek. Sarfetmek. Harcanmış.
Expenditure : Harç. Masraf. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Maliyet. Tüketim. Harcama. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Tüketme. Sarf. Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider.
Expenditure elasticity of quantity : Bir mala yönelik harcamadaki oransal değişmenin tüketicinin o mala yönelik istem miktarındaki oransal değişmeye oranını gösteren katsayı. diğer bir deyişle tüketicinin istem miktarında ortaya çıkan oransal değişmeye o mala ilişkin harcamanın gösterdiği duyarlılık. Harcama esnekliği.
Expenditure balance : Harcama dengesi. Gelir harcama modelinde toplam harcamaların toplam gelire eşit olduğu noktaların geometrik yeri olan 45 derecelik doğruyla toplam harcama eğrisinin kesiştiği, toplam sızıntıların toplam katkılara eşit olduğu denge reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyi.
Expender : Para harcayan kimse.
Expenditure contractionary policies : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi azaltmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan daraltıcı maliye politikası ve daraltıcı para politikası. Harcama daraltıcı politikalar.
İngilizce Expend Türkçe anlamı, Expend eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Expend ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Administer : Verdirmek. Sağlamak. Tatbik etmek. Yönetmek. İdare etmek. Uygulamak. Ettirmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Vermek (ilaç, ceza vb).
Put : Atfetmek. Atış. Para koyma. Fırlatma. Menetmek. Söylemek. Neşretmek. Yatırma. Sormak. Hamle.
Exerts : Uygulamak. Kullanmak.
Ascribes : İsnat etmek. Ayırmak. Üstüne atmak. Yormak. -e yormak. Yüklemek. Yakıştırmak. Atfetmek. Hamletmek.
Lay out : Düzenlemek. Hazırlamak. Tasarlamak. Yaymak. Sermek. Maket. Düzen. Planlamak. Vurmak.
Break up : Sona ermek. Üzmek. Dağılmak. Parçalamak. Dağılıp parçalanmak. Eğlendirmek. Sinirsel çöküntü yaşamak. Bitmek. İlişkiyi kesmek. Yolları ayrılmak.
Exerted : Uygulamak. Gayret sarfedilmiş. Çaba gösterilmiş. Güç kullanılmış. Kullanmak.
Use : Yararlanmak. Yeğlenen terim. İçmek (sigara içki vb'ni). İstismar etmek. Bilgi erişimde, bir kavramı belirtmek üzere gömüde yer alan birçok ipucu anahtar-sözcüğe karşılık standart terim olarak seçilen ve dizinlemede kullanılan, yazar ve araştırmacılara önerilen anahtar-sözcük. Adet edinmek. Muamele etmek. Kullanmak. Bir toprağın ya da yapının hangi amaçlarla kullanıldığını ya da düzentasarda hangi amaçla kullanılacağını belirleyen tasarlama terimi. bk. toprak kullanımı. Kullanma.
Dally away : Fırsatı kaçırmak. Zaman öldürmek. Vakit öldürmek.
Economize : Masrafı kısmak. Tasarruf etmek. İdare etmek. İdareli kullanmak. Kullanmak. Ekonomi yapmak. Masrafları kısmak. İdareli harcamak. Artırmak. İktisat yaparak idare etmek.
Expend synonyms : wanton away, nickel and dime, piddle away, carry out, disburses, waste, economise, place, occupy, run through, ate up, employ, ate, deplete, piddle, disburse, spends, accords, trifle away, erogate, call it off, save, misspend, allowing, use up, wipe out, boffs, accorded, allow, spare, accomplishing, commit, accord.
Expend zıt anlamlı kelimeler, Expend kelime anlamı
Conserve : Reçel. Konserve yapmak. Korumak. Muhafaza etmek. Konserve. Konservesini yapmak. Koruma altında tutmak.
Divest : Yoksun bırakmak. Soymak. Çıkarmak. Elden çıkarmak. Mahrum etmek. Kurtulmak. Görevden almak. Verilen hakkı geri almak.
Overspend : Fazla harcama yapmak. Açılmak. Bütçeyi aşmak. Fazla para harcamak. Fazla masraf yapmak. Fazla harcamak. Fazla sarf etmek.
Expend ingilizce tanımı, definition of Expend
Expend kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To spend. To use up or distribute, either in payment or in donations. To expend hay in feeding cattle, oil in a lamp, water in mechanical operations. To consume by use. To be laid out, used, or consumed. As, they expend money for food or in charity. To expend time labor, and thought. To lay out, apply, or employ in any way.

Bu kısımda Expend kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Expend ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Expend anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Expend ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.