Lay out türkçesi Lay out nedir
- Düzenlemek.
- Tertip.
- Yere sermek.
- Plan.
- Sergilemek.
- Hazırlamak.
- Sermek.
- Düzen.
- Planlamak.
- Maket.
- Paralamak.
- Yaymak.
- Vurmak.
- Tasarlamak.
- Sarf etmek.
- Harcamak.
Lay out ile ilgili cümleler
English: Ali told Mary that it was too hot to play outside.
Turkish: Ali Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.
English: Ali wondered why Mary wasn't able to play outside with the other kids.
Turkish: Ali Mary'nin neden diğer çocuklarla dışarıda oynayamadığını merak ediyordu.
English: Ali didn't let Mary play outside.
Turkish: Ali Mary'nin dışarıda oynamasına izin vermedi.
English: Ali doesn't want to play outside today.
Turkish: Ali bugün dışarıda oynamak istemiyor.
English: Ali doesn't play outdoors much.
Turkish: Ali dışarıda çok oynamaz.
Lay out ingilizcede ne demek, Lay out nerede nasıl kullanılır?
Lay : Şarkı. Durum. Türkü. Konum. Sermek. Koymak. Tasarlamak. Sevişme. Mevki. Örmek (tuğla).
Out : Dışarı. Nakavt etmek. Dışarıda. Meydana çıkmak. Dışarı çıkarmak. Kovmak. Kendini belli etmek. Dışarı atmak. Yanmak. Bayılmak.
Lay out arrangement : Ölçekli olarak (1/50 ya da 1/100) hazırlanan ve oyunun geçtiği yerleri saptayan dekoru ve bu dekorun ayrıntılarını gösteren kuşbakışı plan. Genel dekor planı.
Lay out plan : Bir yapının ya da yapıların kentsel yerbölümü ya da yapı adası üzerine yerleşme biçimini gösteren tasar. bk. ayrıntıtasar. Konumtasar.
Lay a foundation : Temel atmak. Zemin yaratmak. Temelini atmak.
Lay about one : Sağına soluna vurmak.
Lay an ambush : Pusu kurmak. Tongaya düşürmek. Tuzağa düşürmek. Pusuya düşürmek.
İngilizce Lay out Türkçe anlamı, Lay out eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lay out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conceives : Gebe kalmak. Kavramak. Tasavvur etmek. Yazmak. Ortaya çıkarmak. Akıl erdirmek. Düşünmek. Hamile kalmak. Göz önünde bulundurmak.
Arraying : Giydirmek. Diziliş. Sıra. Sıralamak. Sıraya koymak. Çeki düzen vermek. Sıraya dizmek. Süslemek. Sıralanış.
Savage : Vahşi adam. Vahşice ısırmak (hayvan). Öfkeli. Barbar. Vahşice saldırmak. Tepelemek (hayvan). Gaddar adam. Parçalamak. Canavar ruhlu.
Diag : Şema. Çizelge. Bir açıklama ifade eden çizim. Diagram (diyagram). Diyagram. Diyagram halinde.
Biffing : Yumruk. Yumruklamak. Yumruk vurmak. Çarpmak. Yumruk atmak. Vajina. Am. Bıff. Darbe.
Brew : Bira yapmak. Demlemek. Hazırlanmak. Demlendirmek. Gelişmek. Hazır olmak. Mayalamak (içki). Olmak. Mayalandırarak yapılan içki.
Coach : Yetiştirmek. Antrenörlük yapmak. Özel öğretmen. Yolcu otobüsü. Fayton. Koç. Taşımak. Çalıştırmak. Özel ders vermek.
Coached : Yetiştirilmiş. Özel hocalık yapmak. Araba ile gezmek. Yetiştirilen. Antrenman yaptırmak. Eğitmek. Özel ders vermek. Yetiştirmek.
Arrangement : Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Belirli bir amaçla yazılmış müzik yapıtını, başka bir amaçla kullanılabilecek biçimde yeniden hazırlama. Aranjman. Diziliş. Düzenleyim. Aranjman (çiçek için). Müzik düzenlemesi.
Lay out synonyms : array, floor wipe the floor with, grassing, circulates, confecting, erogate, spread, cosmoses, collate, collocates, spread out, lay, assemble, calculate, laying out, displayed, employ, kayoing, blazons, tore, broadcasts, beat down, conveys, emceed, bespreads, blueprints, accommodation, getup, contriving, cogitates, display, ground, co ordination.

Bu kısımda Lay out kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lay out ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lay out anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lay out ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.