Explicated türkçesi Explicated nedir

  • Açıklanan.
  • Yorumlanmış.
  • Yorumlanan.
  • Anlatılmış.
  • Tefsir edilmiş.
  • Detaylı bir şekilde tanımlanan.
  • Analiz edilen.
  • Açıklanmış.
  • İzah edilmiş.

Explicated ingilizcede ne demek, Explicated nerede nasıl kullanılır?

Unexplicated : Açıklanmamış. Detaylı bir tanımlaması olmayan. Yorumlanmamış.

Explicate : Açıklamak. Yorumlamak. Ayrıntılı bir şekilde açıklamada bulunmak. Anlatmak. Açıklamada bulunmak. İzahat vermek.

Explicates : Açıklamada bulunmak. İzahat vermek. Açıklamak. Ayrıntılı bir şekilde açıklamada bulunmak. Yorumlamak. Anlatmak.

Explicating : Yorumlamak. Anlatma. Yorumlama. Açıklama. İzah etme. Tefsir etme. Açıklamak. Anlatmak.

Explication : Bir konuyu, bir olayı, bir sorunu ilgili bilim ya da bilgi dalının kurallarına uyarak aydınlatma, çözümleme işi. Bir bilimsel sürecin, tanıtlayıcı bilgilerden yola çıkarak ve olaylar arasında kurduğu nedensellik bağlarını gözlemle sınayıp geçerleyerek genellemelere ve yasalara varıp olayları nedenlere bağlama işlevi. Açıklama. Yorum. Yorumlama. İzah. Açımlama.

Inexplicable : Anlatılması ve anlaşılması güç. Açıklanamaz. Muammalı. Bir yere oturtulmaz. Nedeni anlaşılmaz. Anlaşılması güç. Anlaşılamayan. Esrarengiz. Anlaşılmaz. Anlaşılır gibi değil.

Explicable : İzah edilebilir. Anlatılabilir. Açıklanabilir.

 

Inexplicability : Açıklanamazlık.

Explicative paper : Bir bulgu ya da buluşun belirli bir yönüne ilişkin geniş bilgi edinmek için, bulgucu ya da bulucudan istenen belge. Açıklamalık.

Explicator : İzah eden. Yorumcu. Açıklayan. Yorumlayan. Anlatan. Açıklayan kimse. Tefsir eden.

İngilizce Explicated Türkçe anlamı, Explicated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explicated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Professed : Sözde. Açık olan. Açıkça söylenmiş. İnançlı. İddia edilen. İtiraf edilmiş.

Interpret : Tercüme etmek. Tabir etmek. Açıklamak. Sözlü tercüme yapmak. Oynamak. Yorumlamak. Yormak. Tercümanlık yapmak. Değerlendirmek. Tercümanlık etmek.

Naturalize : Yabancı kelimeleri kullanmak. Benimsemek. Yerlileştirmek. Kabul etmek. Yurttaşlığa kabul etmek. Dile almak (yabancı bir sözcüğü). Uyrukluğa almak. Vatandaşlık vermek. (yabancı bir sözcüğü) dile almak. İklime alıştırmak.

Stated : Muayyen. Belirli. Kayıtlı. Düzenli. Belli. Muntazam. Belirlenmiş. Beyan edilmiş. Belirtilmiş.

Explained : Açıklama yapmak. Açıklamak. İzah etmek. Anlatmak. Hesap vermek.

Annotated : Ek olarak açıklanan. Ek açıklama. Aydınlatan. Şerhli. Açıklayıcı yorumlar içeren.

Interpreted : Belirli bir şekilde anlaşılmış veya açıklanmış. Belli bir üslup ile sahnelenmiş. Bir dilden başka bir dile sözlü olarak tercüme edilmiş. Aydınlatılmış.

Involved : Çapraşık. Karışmış. Karışık. Dalmış. Alakalı. Kapsayan. İlişkili. Karmaşık. Kapılmış. Bulaşmış.

Evidenced : İspatlamak. Kanıtlamak. Belirtilmiş. Göstermek. Tavzih edilmiş. Açıklamak. İspat edilmiş. Tasrih edilmiş. Belirtmek.

 

Clarify : Anlaşılır olmak. Arıtmak. Açıklık getirmek. Aydınlatmak. Açıklamak. Aydınlanmak. Açıklanmak.

Explicated synonyms : analysand, specified, inform, analysands, rede, unshelled, defined, elucidate, expounded, concerned, declassified, comment, explain, elucidated, account for, clear up.

Explicated zıt anlamlı kelimeler, Explicated kelime anlamı

Uninvolved : Dahil olmayan. Bir parçası olmayan. Dahil olmamış. Taraf olmamış.

Obfuscate : Perde çekmek. Şaşırtmak. Örtmek. Sersemletmek. Gizlemek. Kafasını karıştırmak. Karartmak. Allak bullak etmek (zihnini).